
Sevdiğin bir şeyin elbette kulu olursun. Hak Teâla hazretleri ise kendisinden gayrıya kul olmana razı değildir.
Nazmen Tercümesi
Muhabbet etmedin bir şeye cânâ
Onun olmadan kulu kurbanı ancak
Muhabbet halbuki göstermez asla
Senin ağyara bende olmana Hak
İzah
Bir şeye aşk ve muhabbet, ona bağlılığı ve boyun eğmeyi, dahası onun üzerine hiçbir şeyi tercih etmemeyi gerektirir. İşte “Sevgin seni kör ve sağır eder!” yani “Bir şeye muhabbetin onun fenalığını göstermez ve işittirmez surette seni kör ve sağır yapar!” fehvasınca sevilen şeyin, kendisini seveni kul köle etmesinin manası da budur. Binaenaleyh; Allah’tan gayrıya muhabbet eden kimse her kimi ya da neyi seviyorsa onun tutkun bir kulu olur. Oysa Hak Teâla hazretleri kulunun kendisinden gayrıya kul olmasına asla razı olmadığından, Hakkın rızasızlığı da helâki gerektirdiğinden Peygamber Efendimiz (a.s.) şöyle buyurdular: “Dünyanın, paranın, süslü elbiselerin, kadifenin (eşyanın) ve hanımının kulu olan perişan ve zelil olsun!”
