Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 5, 2026

211. Hikmet: İbadet ve Günahın Karşılığı Sanadır

Senin ne ibadetin Cenâb-ı Hakka yarar, ne de günahın zarar verir. Fakat O’nun ibadeti emredip günahtan sakındırması, bilâhare sana ait olacak fayda içindir. Nazmen Tercümesi Hudâ’ya menfaat vermez ibadet D ahifı’l-i …

Hikem-i Ataiyye 211. hikmet Arapça metni

Senin ne ibadetin Cenâb-ı Hakka yarar, ne de günahın zarar verir. Fakat O’nun ibadeti emredip günahtan sakındırması, bilâhare sana ait olacak fayda içindir.

Nazmen Tercümesi

Hudâ’ya menfaat vermez ibadet

D ahifı’l-i kabîhinde mazarrat

Muhakkak emr ve nehyi Kibriyânm

Sana aid olur nef’i nihayet

İzah

Cenâb-ı Hak, fiillerinde karşılık ve bedellerden münezzeh olduğu için amel edenlerin amellerinden müstağnidir. O’na ne salihin ibadeti fayda, ne de kötünün mâsiyeti zarar verir. Kullarına ibadetle emredip günahtan sakındırması, bilâhare yine kullarına ait olacak dünyevî menfaat ve uhrevî faydalardan dolayıdır.

Mesela; Hak Teâla’nın iman ehline emrettiği beş vakit namazın Allah’a yakınlaşmaya sebep olmasının yanı sıra sıhhatin korunması bakımından da pek çok maddî faydaları içerdiğinde hiç kuşku yoktur. Bunun gibi Cenâb-ı Hakk’ın senede bir ay tutulmasını emrettiği oruç; nefs-i emmârenin terbiyesi, kalbin tasfiyesi, manevî mükâşefelerin husulü ve oruçlunun Cenâb-ı Hudâ’ya vusulü gibi bir takım büyük menfaaderi kendisinde toplamasından başka pek çok bedenî menfaatleri ihtiva eder. Binaenaleyh; Allah Teâla kulların menfaatine olmak üzere tâatle emredip mâsiyetten nehyetti.

Kim ki görmez cevâb-ı hakkı savâb Vermemektir ona cevâb cevâb