
Her ne zaman ilâhi vâridat sana gelirse, nefsâni âdetlerini yok eder. Zira; hükümdarlar bir beldeye cebren girdiklerinde o beldenin eski gidişâtmı değiştirirler.
Nazmen Tercümesi
Ne dem ki vâridât-ı Hak olursa kalbine vârid
Senin âdât-ı nefsâniyeni derhal eder tahvil
Ki şâhân unveten bir beldeye dâhil olurlarsa
Ederler şüphesiz ol beldenin ahvâlini tebdil
İzah
İnsan ilâhi tecelligâh olan gönlü hayvâni tabiat ve nefsâni arzularına istila ettirirse, artık onu tekrar fethetmek ilâhi vâridatın arka arkaya gelmesine bağlıdır. Cenâb-ı Hak işte bu tecelligâhını ilâhi vâridat askeriyle hakimiyeti alnna aldığı vakitte onda yerleşmiş olan kötü halleri sürüp çıkararak, onların bedelinde yüce halleri ve makbul vasıfları yerleştirir. Ve kalbin kadîm hususi ehemmiyetini baki kılar. Çünkü insanın zikredilen tabii hâller ile yaratılıştan vasıflı oluşu, kahhâr ve mutlak olan tecellî sultanına karşı bir şey ifade etmez.
