
Haktan vârid olan tecellîler Kahhâr ismi yönünden geldiği için, karşısına çıka her şeyi mahv ve izale eder. “Biz hakkı bâtılın üzerine saldığımızda ona gâlip gelir. Bir de bakarsın bâtıl yok olup gitmiştir!”
Nazmen Tercümesi
Gelir Kahhâr’dan kahretmek üzere bir tecellî kim
Tasâdüm eylemez bir şey ona elbette kahr eyler
Hudâ Kur’an’da hakkı bâtıla Biz eyleriz talît
Ki mahv eyler onu zira gider bâtıl olan söyler
İzah
Müellif; İlâhi varidatın beşerî kötü huyları mahv ve izale edeceğini, ve Cenâb-ı Kahhâr tarafından geldiği için zikredilen kötü huylardan tesadüf edeceği her tabiaü (alışkanlığı) derhal ortadan kaldıracağını, “Hakkı bâülın üzerine saldığımızda..” âyet-i kerimesiyle ispat eylemiştir. H Hakkın bâtıla hücumu, bâülı mahv ve izale etmek hikmetine binaendir. Çünkü hak nûru zuhûr edip ışıklarını yaydığı vakit; bâtıl karanlığının derhal silinip yok olması tabiidir. İlâhi vâridat ki; gâlip olan Hazret-i Kahhâr’dan geleceğinden haktır. Beşerî kötü huylar da; nefsâni tabiat eserlerinden olduğu için bâtıldır. Binaenaleyh; artık “Hak geldi, bâtıl zâil oldu!” (İsrâ, 81.) yüce hükmüne göre beşerî kötü huyların İlâhi vâridata karşı beka ve sebatı düşünülemez. Hangi kalpte beşerî kötülükler mevcut ise; daha onda İlâhi tecellî zuhûr etmemiş demektir. İlâhi tecellînin gelmesiyle, beşerî kötü huyların sebat edemeyerek mahv ve perişan olması, sivrisineklerin rüzgârın önünde sebat edemeyerek hızla dağılıp gitmesi gibidir.
Olur mu hakka karşı bâtılın bir hükmü âlemde Güneş tâli’ olunca zulmet asla pâydâr olmaz
