Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 5, 2026

23. Hikmet: Her Nefeste Kaderin İmzası

Alıp verdiğin her nefeste Allah Teâla’nın senin hakkında icra edeceği bir kader vardır. Nazmen Tercümesi Teneffüs ettiğin her bir nefes hakkında ey sâlik Tecelligâh-ı takdîr-i kadîm Rabbi izzettir İzah Nefesler …

Hikem-i Ataiyye 23. hikmet Arapça metni

Alıp verdiğin her nefeste Allah Teâla’nın senin hakkında icra edeceği bir kader vardır.

Nazmen Tercümesi

Teneffüs ettiğin her bir nefes hakkında ey sâlik

Tecelligâh-ı takdîr-i kadîm Rabbi izzettir

İzah

Nefesler kaderlerin zarflarıdır. Her bir nefeste nimet ve belâ, tâat ve ma’siyyetten ne takdir edilmişse elbette onu Cenâb-ı Hak meydana çıkaracaktır. “Nefesin cânı var. Tutmayana ziyanı var!” sözü, insanın sayılı nefeslerinin mukadderât-ı sübhâniyyenin zarflan olmasından dolayıdır. Nefesler; insana verilmiş bir emanettir. Çünkü ömrün sermayesi ve mutluluğun esasıdır. İnkıbâz-ı memât, inbisât-ı hayattır (ölümün darlığı, aslında hayann genişlemesidir). Ezelî hükümler ve ilâhi kaderler, kulların cüzî işlerini çepeçevre kuşatır ve hepsi bir cihetten Allah’ın kulları üzerindeki haklarıdır. Dolayısıyla bu hakların insan nefesleri ile yerine getirilerek bu nefeslerden cezâ gününde sorgu suâl lazım gelmesi ve dünya işlerinin tedbiri konusunda nefeslerin vesile olması da onu ilâhi rıza hilâfında boş yere harcamanın cezalandırılmayı gerektireceğini ispat etmiştir. Şu halde edepli sâlik, her nefeste edebi muhafaza etmeli ve Rabbi murâkabe eylemelidir ki, bütün nefeslerinde Hak yoluna yolcu ve kudsî nefes sahiplerine tâbi olabilsin. İşte bu, “Allahü Teâla’ya giden yollar mahlukatın nefesleri adedincedir!” kudsî cümlesinin manasıdır.

Kâinat satırlarına iyi bak ve düşün! Onlar sana “Mele-i a’lâ”dan mektuplardır.