Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 5, 2026

232. Hikmet: Haşyet İle Beraber İlim

Eğer ilim haşyet ile beraber olursa senin lehine, olmazsa aleyhinedir. Nazmen Tercümesi Eğer ki ilim ederse iktirârı-ı haşyet ey dânâ Olur nâfı senin için yoksa vakidir aleyhinde İzah Haşyede birleşen ilmin faydalı …

Hikem-i Ataiyye 232. hikmet Arapça metni

Eğer ilim haşyet ile beraber olursa senin lehine, olmazsa aleyhinedir.

Nazmen Tercümesi

Eğer ki ilim ederse iktirârı-ı haşyet ey dânâ

Olur nâfı senin için yoksa vakidir aleyhinde

İzah

Haşyede birleşen ilmin faydalı olması, dünyevî ve uhrevî işlerde hak ve hakikat ölçüsü olmak suretiyle kendisinden menfaat temin edildiği içindir. Haşyete ulaşmayan ilmin zararlı olması da; dünya âleti olarak kabul edilip her iki âlemde bilakis mesuliyeti ve muahazeyi gerektirdiği içindir. Zira ilim bir iktidar kılıcı olup onu meşru surette kullananlar emsâli arasında namdar ve meşru surette kullanmayıp da zulüm ve düşmanlık âleti edinenler de bilâkis mesul ve gerektirdiği cezaya müstahak olur. Meşru surette kullanılan ilim de haşyetullah ile birleşeceğinden âhiret ulemâsı haşyet ve Allah korkusu ile vasıflanarak seçkinlik mevkiine sahip olur. Haşyetle birleşmeyen ilim ise gayri meşru surette kullanılmış demek olacağından böyle bilgi sahibi kimseler dünyada kibirli ve kendinden emin halde insanlar arasında başı yukarda olur. İşte bunu teyiden Fudayl b. Iyaz hazretleri: “Takva ehli ulemâ öyle bir cihan baharı idi ki, bir ümitsiz hasta onlara baksa sefâya müstağrak olarak artık sıhhat kazanmak hatırına gelmez. Ve çok muhtaç bir fakir onları görse ondan sonra elindekini kâfi bularak zengin olmak istemezdi. Zamanımızın dünyaperest âlimleri ise, her iki âlemin fitnesi nam ve şan esiri oldu!” buyurmuştur.