Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 5, 2026

277. Hikmet: Resûlüllah'ın Göz Aydınlığı

(Hikmet-i mektubiye) Hakkı müşahede ile hasıl olan sonsuz sürür; müşahede edilen Zâdı bilme derecesine göredir. Şu halde Cenâb-ı Hakkı kimse Peygamber Efendimiz gibi bilmediğinden, hiçbir ferah ve sürür da Muhammedi …

Hikem-i Ataiyye 277. hikmet Arapça metni

(Hikmet-i mektubiye)

Hakkı müşahede ile hasıl olan sonsuz sürür; müşahede edilen Zâdı bilme derecesine göredir. Şu halde Cenâb-ı Hakkı kimse Peygamber Efendimiz gibi bilmediğinden, hiçbir ferah ve sürür da Muhammedi sürür gibi olmamıştır.

Nazmen Tercümesi

Şüphesiz şol kurret-ül ayrı-ı şühûd

Hakka irfana göre buldu vücûd

Hakk’ı Peygamber gibi imdi hemîrı

Bilmedi dünyada bir kimse yakîn

Bu sebepten etmedi hiçbir sürür

Kurret-ül ayn-ı resûl-u âsâ zuhur

İzah

Zikredilen hadîs-i şerifin tamamı “Bana dünyanızdan güzel kokulu şey ile kadınlar Allah (c.c.) tarafindan sevdirildi ve benim göz aydınlığım namazda kılındı!” şeklindedir. Göz aydınlığı, sürür ve lezzetten kinâye olmakla H udanın sevgilisi, Peygamber Efendimiz: “Benim fevkalâde sevinç ve m utluluğum ilâhi müşâhede yeri olduğu için namazdadır!” buyuruyorlar.

Güzel koku mukaddes ruhları ve nurâni cisimleri celbedici ve maddi pislikleri giderici olduğundan, ve Peygamber Efendimiz’in zân da daima Rûh-ül Kudüs ile hem dem olmakla ruhâni sırlara mahrem bulunduklarından güzel koku; Peygamber (a.s.) nezdinde sevilen şeylerden kabul edilmiştir.

Kadınlar tâifesine meyi ve muhabbetleri de, aklen ve hikmeten insâni kemâlattan sayılan tabîî erlik kuvvelerine kudsî manevî kuvvetin ilâve olunmasıyla yaratılış sırrını aşikâre ettiren mevkilere olağanüstü güç yetirir olmalarından kaynaklanır.

Nebevi sürûrlarımn namazda husulü ise, zikredildiği gibi namazın ilâhi müşâhedeye tecelligâh olmasından dolayıdır. Bu konuda rivâyet edilen hadîs-i şerif gereğince, namazın müminin miracı olduğu düşünülürse; her müminin sürürü ve huzur zevki en çok namaza mahsus kılınmış olacağı kesinlik kazanır. Dolayısıyla namazın göz aydınlığı oluşu yalnız Peygamber Efendimize ait olmayıp diğer namaz kılanların da göz aydınlığı vardır. Şu kadar ki, namazda göz aydınlığı Hakkı müşâhede ile elde edilir; Hakkı müşâhede ise, O’na marifet ve yakînin derecesine göre olur. Bu marifet de nefsâni kuruntu ve şeytâni vesveselerin izalesi, bir de huşû ve hudûun devamıyla gerçekleşir. Nitekim Peygamber Efendimiz’in Cenâb-ı Hakk’a marifet ve şühûdu herkesten fazla bulunduğundan elbette Resûlullâh’ın göz aydınlığı başkalarının göz aydınlığından büyük ve yüce olmuştur. Çünkü düşüncelere dalarak namaz kılanların göz aydınlığı ve kalp huzuru pek noksan olacağı aşikârdır. Kıble-i mânâyı fehm eylemeyen kecrevler Sehiv secde edip ecr-i azîm isterler

(Mânâ kıblesini idrak etmeyen eğri yoldakiler Sehiv secde edip büyük mükâfat beklerler)