Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 5, 2026

32. Hikmet: Allah De, Gayriyi Boş Ver

Allah yolunda gidenler, teveccüh nurlarıyla hidayete mazhar oldular. Allah’a vasıl olanlar ise, muvacehe (huzurda bulunma) nurlarıyla şeref ve saadete kavuşmuşlardır. Evvelki fırka nurlara muhtaçtır, ikinci fırka …

Hikem-i Ataiyye 32. hikmet Arapça metni

Allah yolunda gidenler, teveccüh nurlarıyla hidayete mazhar oldular. Allah’a vasıl olanlar ise, muvacehe (huzurda bulunma) nurlarıyla şeref ve saadete kavuşmuşlardır. Evvelki fırka nurlara muhtaçtır, ikinci fırka Allah'ın gayrısmdan kurtulup Hak ile Hak olduklarından nurlar onlar için sabit ve devamlıdır. Ey mürid, Allah de! Sonra da masivânm kulu olanları bırak, daldıkları arzular içinde oynaya dursunlar!

Nazmen Tercümesi

Buldu envar-ı teveccühle Hudâ

Hakk’a rıhlet eyleyen ehl-i safâ

Vasiline oldu envâr-ı şühûd

Muktezâ-yı feyz-i Mevlâ-yı vedûd

Râhilin envâra hâdirn oldular

Vâslîn envar-ı lâzım oldular

Çünkü mahsûs-u Hudâ’dır vâsılîn

Onlar olmaz masivaullâha karin

Ey mürid Allah de! Et terk-i sivâ

Oynasın havzında varsın zî-hevâ

İzah

Teveccüh nurlarından kastedilen mana; ibadet, salih amel, riyâzat ve mücâhede ile sâliklerin kalplerinde zuhûr tecellîlerini arttıran ve vuslata yol gösteren marifet nurlarıdır. Muvâcehe (huzurda bulunma) nurlarından kastedilen mana ise; has kulların Allah’a yakınlaşması neticesini doğuran cezbe ve muhabbet nurlarıdır. Daima yalnız Allah’ı görmek ve O’nun dışında hiçbir şeyi görmemek, hakka’l-yakîn; hakiki tevhîd makamıdır.