
İbadetin senden meydana geliyor oluşu seni ferahlandırmasın. Lâkin ibadetle ferahlık duyuşun, yalnızca sana Hakkın rahmeti olması yönüyle olsun. “De ki: Bu, Allah’ın fazlıyla ve rahmetiyledir. Kullar yalnız bununla sevinsinler! Bu onların topladıklarından daha hayırlıdır.” (Yûnus, 58.)
Nazmen Tercümesi
Olma tâatle sakın sen fâhir
Oldu senden kim o tâat zâhir
iftihar eyle ibadetle heman
Olduğu için sana Hak’tan ihsan
Bak ne emr etti şâh-ı kevneyne
Hazret-i Hak sebeb-i dâreyne
Kalptedir muhabbetin, bırak yolunda toprak olsun can ve ten / Ben ölsem
de mânâ âleminde gönül bâkidir.
De habîbim bu kitâb-ı ekmel
Fazl-ı Mevlâ ile oldu menzil
Ümmetin fahr edeceklerse eğer
Böyle ihsân ile fahr etsinler
Onlara kim bu hayırlı ancak
Cemi’ mâl etmelerinden el-hâk
İzah
ibadetle ferahlık duymak iki türlüdür. Biri kınanıp reddedilen ferahlık, diğeri kabul edilip övülen ferahlıktır. Kınanmış olan ferahlık; ibadetlerin kendi ihtiyar ve kudretiyle meydana geldiğini zannederek sevinmektir ki, bu bir nevi ucub ve nankörlük olduğundan yerilmiş ve yasaklanmıştır. Methedilen ferahlık ise; bütün ibadetleri İlâhi yardım ve tecellîlerin semeresi bilerek yalnızca bu İlâhi cömertliğe karşı şükranını arz ile sevincini göstermektir. İşte âyet-i kerime de bu ikinci kısım ferahlığa işaret ettiğinden müellif, bu yüce hikmetini zikredilen âyeti kerimeyle güçlendirmiş ve bu hikmetin hükm ünü Kur’an nurundan almak suretiyle teyit etmiştir.
Hikmetin özeti;
İbadet; âbidden görünmesi ve âbidin fiili olması itibarıyla sevinç ve övünç duymaya yaraşır değildir. İbadet; Cenâb-ı Hak’tan âbide bir nimet ve âbidin elinde zuhura gelmiş bir İlâhi fiil ve muvaffakiyet olması yönüyle marifet erbâbını imrendirir.
Tâat-ı bisyâre bakmazlar hulûsun var ise Senden ancak bir rızâ-yı pâk-ı Rahmandır garazğ
Var ise itilâsın bakmazlar çok tâate / Senden ancak Rahmanin bir kudsî rızasıdır gaye.
