Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 5, 2026

86. Hikmet: Bazen Vermek, Menetmektir

Bazen sana vermesi, menetmek; menetmesi de, vermek olabilir! Nazmen Tercümesi Eder i’tâ sana dünyayı gâhî Fakat tevfîki senden meneder hâ Dahi dünyayı bazen menederse Eder tevfikini elbette i’tâ İzah Cenâb-ı Hakk’ın has …

Hikem-i Ataiyye 86. hikmet Arapça metni

Bazen sana vermesi, menetmek; menetmesi de, vermek olabilir!

Nazmen Tercümesi

Eder i’tâ sana dünyayı gâhî

Fakat tevfîki senden meneder hâ

Dahi dünyayı bazen menederse

Eder tevfikini elbette i’tâ

İzah

Cenâb-ı Hakk’ın has kulunu nefsâni arzu ve kötü alışkanlıklarından menetmesi âdeta cömert bir bağıştır. Zira; bu menediş kulu mabud ile bâkileştirip tefrîd etme (halktan ayrı tutma), ve nefsâni haz ve dünyevî gayelerden soymadır. Bunun tersi olan hâl ise, zâhirde verme göründüğü halde bilâkis men ve uzaklaştırmanın ta kendisidir. Şu halde sâdık müride lazım olan, verme ve menetmenin zâhiri suretine bakmayıp durumun hakikatine bakmak, ayrıca tedbir ve ihtiyârı terk, ve işlerini Allah’a havâle eyleyip beklemektir. Binaenaleyh Şeyh-i Ekber Muhyiddin-i Arabi (kuddise sırrahu) hazretleri: “Cenâb-ı H Hakkın görünüşte vermesi aslında menetme, menetmesi ise vermedir. Bu mevzuda terki almaya yeğlemek elbette daha iyidir!” buyurmuştur.