
Bazen sana vermesi, menetmek; menetmesi de, vermek olabilir!
Nazmen Tercümesi
Eder i’tâ sana dünyayı gâhî
Fakat tevfîki senden meneder hâ
Dahi dünyayı bazen menederse
Eder tevfikini elbette i’tâ
İzah
Cenâb-ı Hakk’ın has kulunu nefsâni arzu ve kötü alışkanlıklarından menetmesi âdeta cömert bir bağıştır. Zira; bu menediş kulu mabud ile bâkileştirip tefrîd etme (halktan ayrı tutma), ve nefsâni haz ve dünyevî gayelerden soymadır. Bunun tersi olan hâl ise, zâhirde verme göründüğü halde bilâkis men ve uzaklaştırmanın ta kendisidir. Şu halde sâdık müride lazım olan, verme ve menetmenin zâhiri suretine bakmayıp durumun hakikatine bakmak, ayrıca tedbir ve ihtiyârı terk, ve işlerini Allah’a havâle eyleyip beklemektir. Binaenaleyh Şeyh-i Ekber Muhyiddin-i Arabi (kuddise sırrahu) hazretleri: “Cenâb-ı H Hakkın görünüşte vermesi aslında menetme, menetmesi ise vermedir. Bu mevzuda terki almaya yeğlemek elbette daha iyidir!” buyurmuştur.
