Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 5, 2026

92. Hikmet: İbâdet ve Mükâfat

Kul peşin ibadet ettiği halde İlâhi mükâfatın veresiye olmasından Cenâb-ı Hak üstün ve yücedir. Nazmen Tercümesi Ahde derhal etmemekten ecr ve ihsânın ‘atâ Oldu Hak âlî kul âmil olduğu halde peşin İzah Bu hikmetten …

Hikem-i Ataiyye 92. hikmet Arapça metni

Kul peşin ibadet ettiği halde İlâhi mükâfatın veresiye olmasından Cenâb-ı Hak üstün ve yücedir.

Nazmen Tercümesi

Ahde derhal etmemekten ecr ve ihsânın ‘atâ

Oldu Hak âlî kul âmil olduğu halde peşin

İzah

Bu hikmetten anlaşıldığına göre ibadet ve tâatlerin ecir ve mükâfatı yalnız âhiret âlemine mahsus değildir. Hak Teâla belki de evliyâsı için gayret ve ameli bir kat daha arurmaya sevk edici uhrevî karşılığın dünyevî bir numunesi olarak dünyada da mükâfat örnekleri bahşeder. Bunun misalleri pek çoktur.

Başa gelen zararların nedeni dünya sevgisi olup, dünyanın bizzat kendisi değildir. Ve Hak’tan perdelenip uzaklaşmaya neden olan, her mal değil, belki Allah yolunda infak olunmayan mallar ve eşyâdır. Dünya sevgisinin bütün hataların başı olduğu hadis-i şerifle sâbit olduğu gibi, helâlinden kazanılan ve Hak yolunda sarfedilmiş malın kurtuluşa götürdüğü ve salih bir adam için helâl bir malın çok güzel bir nimet olduğu da Peygamber Efendimiz’in (a.s.) hadisleriyle sâbittir.

Dışyüzünden bakma dünyaya seni mağbûn eder içyüzünden gör ki bir âyine-i vahdet-nümâ