
Allah Teâla’nın bazen sana ibadet kapısını açıp da kabul kapısını açmadığı olur. Ve belki bir günah işlemeni takdir eder de vuslata ermene o günah vesiledir.
Nazmen Tercümesi
Feth eder Allah sana çok kere bâb-ı tâati
Halbuki bâb-ı kabulü eylemez feth ve küşâd
Bazı kere zenb ile eyler sana hüküm ve kaza
Vasl-ı Hak’da halbuki bu zenb olur râh-ı sedâd
İzah
Sâdık müride lâzım olan dış görünüşlere bakmak değil, her şeyin hakikatine nazar etmektir. Zira ibadet ve tâaderin suretleri, ihlâsı bozan bir takım âfetleri içerdiğinden umumiyede kabulü gerektirmediği gibi, günahların suretleri de bazı kere Cenâb-ı H Hakka vuslata ve yakınlık makamına ulaşmaya sebep olduğundan mutlaka uzak olmayı ve kovulmayı icap etmez. Hatta bazı günahlar vardır ki sahibini cennet’e koyar.
ibadet ve tâatler dairesinde bazen kabul kapısının açılmaması, bunlara ucb ve riya karışması yüzünden, ayrıca kulun ibadete güvenip gururlanmış ve asileri hakir görmüş olmasından dolayıdır, ibadetlerde ihlâsı bozan âfetler de bunlardır. Bazı günahların vuslata sebep olması, o günahkârın mağfiret kapısına ilticâ edip özür dilemesine ve nefsi kerih görerek asfiyânın (evliyanın) ruhaniyetinden yardım istemesine vesile olduğundan dolayıdır.
Binaenaleyh, Ebu Hâzım hazretleri: “Müridi sevindiren iyilik kadar zararlı bir kötülük olamaz. Ve günahkârı mahzun eden kötülük kadar da menfaatli bir iyilik bulunamaz. Zira sevinci gerektiren iyilik; itimat ve gurura yol açacağından boşa çıkacak olan bir ameldir. Üzüntüyü doğuran kötülük ise; korku ve haşyete neden olup günahkârı korkulu ve ümidi bir halde âhiret diyarına göç ettireceğinden bilâhire İlâhi rızaya sebep olacağı muhtemeldir!” dedi.
