Kur'an-ı Kerim · Temmuz 6, 2026

Darb (Kur'an Terimleri Sözlüğü)

Darb, beş türlü tefsir edilir: 1. ed-Darb, seyr [yürümek /seyahat etmek] manasında kullanılır; şu âyetlerde olduğu gibi: Arzda darbettiğiniz (yani, seyahat ettiğiniz} zaman... (Nisâ/101) Diğer bir kısmının da arzda …

Darb, beş türlü tefsir edilir:

1. ed-Darb, seyr [yürümek /seyahat etmek] manasında kullanılır; şu âyetlerde olduğu gibi:

Arzda darbettiğiniz (yani, seyahat ettiğiniz} zaman... (Nisâ/101)

Diğer bir kısmının da arzda darbedeceklerini (yani, seyahat edeceklerini}... (Müzzemmil/20)

2. ed-Darb, el (ya da eldeki silah) ile vurmak manasında kullanılır; şu âyetlerde olduğu gibi:

Boyunlarının üstüne darbedin (yani, elinizdeki silahlarla vurun}; onların parmaklarından her birine (yani, herbir azasına} darbedin {yani, elinizdeki silahlarla vurun}.' (Enfâl/12)

Küfredenlerle karşılaştığınızda boyunlarını darbedin (yani, elinizdeki silahlarla vurun}! (Muhammed/4)

Onları darbedin (yani, o kadınlara iz bırakmayacak şekilde elinizle vurun / dövün}! (Nisâ/34)

3. Darb, vasfetmek / benzetme yapmak [örneklendirmek] manasında kullanılır; şu âyetlerde olduğu gibi:

Allah bir mesel darbetti {yani, Allah bir benzetme yaptı}; iki adamı, o ikisinden biri dilsiz... (NahI/76)

Artık Aüah hakkında meseller darbetmeye {yani, Allah'a benzerler vasfetmeyej kalkışmayın. (Nahl/74)

Allah bir karyeyi mesel darbetti {yani, Allah bunun bir benzerini vasfetti). (Nahl/112)

4. Darb, vasfetmek i örneklendirmek ve zikretmek anlamında kullanılmıştır; şu âyetlerde olduğu gibi:

Doğrusu Allah bir sivrisineği mesel darbetmekten (yani, Örnek olarak zikretmekten, sözkonusu etmekten} çekinmez. (Bakara/26)

Allah bir mesel darbetti {yani, bir misal anlattı / zikretti}. (İbrâhîm/24)

İbni Meryem bir mesel olarak darbedildiğinde {yani, bir örnek olarak zikredildiğinde}... (Zuhruf/57)

O meseller yokmu, işte onları insanlar için darbedi-yoruz {yani, onların niteliklerini belirterek zikrediyoruz}. (Haşr/21)

5. Darb kelimesi, beyân anlamıyla uasfetmek manasında kullanılmıştır; şu âyetlerde olduğu gibi:

Size meseller de darbettik {yani, size vasfettik ve beyân ettik}. (İbrâhîm/45)

Her birine meseller darbettik {yani, beyân ettik ve vasfettik}. (Furkân/39)

O meseller yokmu, işte onları insanlar için darbedi-yoruz {yani, beyân edip vakfediyoruz}. (Ankebût/43)