Kur'an-ı Kerim · Temmuz 6, 2026

Ed-Dîn (Kur'an Terimleri Sözlüğü)

ed-Dîn, beş manada tefsir edilir: 1. ed-Dîn, tevhîd manasında kullanılmıştır; şu âyetlerde olduğu gibi: Şüphesiz Allah indinde dîn {yani, tevhîd}, islâm'dır-/tesuiniyettir. (Âl-i İmrân/19) O halde dîni {yani, tevhidi} …

ed-Dîn, beş manada tefsir edilir:

1. ed-Dîn, tevhîd manasında kullanılmıştır; şu âyetlerde olduğu gibi:

Şüphesiz Allah indinde dîn {yani, tevhîd}, islâm'dır-/tesuiniyettir. (Âl-i İmrân/19)

O halde dîni {yani, tevhidi} O'na halis kılarak Allah'a ibâdet et! (Zümer/2)

Lokman, Rûm ve diğer sûrelerdeki benzeri buyruklarda da böyledir.

Gemiye bindiklerinde dîni {yani, tevhidi} O'na halis kılarak Allah'a du'â ederler. (Ankebut/65)

Benzeri â}^etler çoktur.

2. ed-Dîn, hesâb manasında kullanılmıştır; şu âyetlerde olduğu gibi:

Dîn {yani, Hesâb} Günü'nün mâliki... (Fâtiha/4) Bu, Dîn {yani, Hesâb} Günü'dür. (Sâffât/20)

Onlar ki, o Dîn {yani, Hesâb} Gününü tekzib ederler. (Mutaffifîn/11)

Gerçekten biz hesaba {dîn kökünden medinûn) mı çekileceğiz? (Sâfmt/53)

Hesaba [dîn kökünden medinîn) çekilmeyecek iseniz... (Vâkıa/86)

3. ed-Dîn, hükm manasında da kullanılmıştır; şu âyetlerde olduğu gibi:

Zina eden erkek ile zina eden kadına celde vurun: o ikisinden her birine yüzer ceîde. Allah'ın dîninde iyani, Allah'ın zinakâr hakkındaki hükmünü tatbik hususunda} o ikisine acıyacağınız tutmasın! (Nûr/2)

Melik'in dîninde (yani, kralın hükm ve yargısına göre) kardeşini alıkoyacak değildi. (Yûsuf/76)

4. ed-Dîn ile, kulların kendisiyle Allah'a itaat ettikleri kurum olarak dîn kasdedilmiştir; şu âyette olduğu gibi:

Rasûlü'nü hidâyet ve hak dîn (yani, İslâm dîni} ile gönderen O'dur; onu her dîne üstün kılmak için {yani, İslâm dfhini, Allah'a itaat olmak üzere tâbi olunan diğer dînlerden üstün kılmak için}; müşrikler hoşlanmasalar da. (Tevbe/33)

Bunun bir benzeri de Saff sûresinde yer almaktadır.

Rasûlü'nü hidâyet ve hak dîn {yani, İslâm dîni} ile gönderen O'dur; onu her dîne üstün kılmak için {yani, İslâm dînini, Allah'a itaat olmak üzere tâbi olunan diğer dînlerden üstün kılmak için}. (Feth/28)

5. ed-Dîn, millet [dîn ve şeriat] manasında kullanılmıştır; şu âyette olduğu gibi:

Hanif olarak İbrâhîm'in milletine... (Âl-i İmrân/95)