Kur'an-ı Kerim · Temmuz 6, 2026

Ed-Durr (Kur'an Terimleri Sözlüğü)

ed-Durr, beş manada tefsir edilir: 1. ed-Durr kelimesi, bela ve şiddet anlamında kullanılır; şu âyette olduğu gibi: Be'sâ'da (yani, fakirlik zamanlarında} ve darrâ'da {yani, şiddet ve bela zamanlarında} sabredenler... …

ed-Durr, beş manada tefsir edilir:

1. ed-Durr kelimesi, bela ve şiddet anlamında kullanılır; şu âyette olduğu gibi:

Be'sâ'da (yani, fakirlik zamanlarında} ve darrâ'da {yani, şiddet ve bela zamanlarında} sabredenler... (Bakara/177)

Onlara be'sâ ve darrâ {yani, bela ve şiddet} dokundu... (Bakara/214)

Bunun bir benzeri de Zümer sûresindedir.

2. ed-Durr lafzıyla, yağmurun yağmaması, yağmur kıtlığı kasdedilmiştir; şu âyetlerde olduğu gibi:

Andolsun ki, senden önceki ümmetlei'e de gönderdik. Onları, yalvarsmlar diye be'sâ {yani, fakirlik / yoksulluk} ve darrâ {yani, yağmur kıtlığı / kuraklık} ile sıkıştırdık. (En'âm/42)

Biz hangi karyeye bir nebi gönderdikse, onun halkını be'sâ ve darrâ {yani, yağmur kıtlığı i kuraklık} ile sıkıştırdık. (A'râf/94)

Kendilerine dokunan bir darrânm {yani, yağmur kıtlığının / kuraklığın} ardından insanlara bir rahmet tattırdığımız zaman... (Yûnus/21)

Bunun bir benzeri de Rûm sûresindedir.

3. ed-Durr lafzı ile, denizdeki (dehşetli) haller kasdedilmiştir; şu âyette olduğu gibi:

Bahr'de size bir durr {yani, denizde size dehşetli bir hal} dokunduğu zaman, du'â ettikleriniz kaybolur, yalnız O hariç. (îsrâ/67)

4. ed-Durr ile, bedendeki hastalık ve belalar kasdedilmiştir; şu âyetlerde böyledir:

insana bir durr {yani, insanın bedenine bir hastalık ve bela} dokunduğu zaman, gerek yanı üzereyken, gerek otururken, gerek dikilirken Bize du'â eder. (Bu âyet, Ebî Huzeyfe b. el-Muğîre hakkında inmiştir). Fakat Biz ondan durrunu {yani, hastalığını} açtığımız/giderdiğimiz zaman, sanki kendisine dokunan durr için Bize du'â etmemiş gibi geçer gider. (Yûnus/12)

Bunun bir benzeri de Zümer sûresindedir.

Eyyûb'u da... Hani Rabbine, "Bana durr {yani, bela ve şiddet/ dokundu; Sen ise merhametliler merhametlisisin" diye nida etmişti. (Enbiyâ/83)

5. ed-Durr kelimesi, eksiklik/noksanlık manasında kullanılmıştır; şu âyette olduğu gibi:

Sana hiçbir durr ((yani, eksiklik/ noksanlık)) veremezler. (Nisâ/113)