Kur'an-ı Kerim · Temmuz 6, 2026

El-Hâtıin (Kur'an Terimleri Sözlüğü)

el-Hâtıîn, üç şekilde tefsir edilir: 1. Hâtûn kelimesiyle, şekk [şüphe] olmak sızın/şekkten gayri zenbIgünah işleyenler ka s de di İmiş-tir; şu âyetlerde olduğu gibi: Dediler ki: "Tallahi, Allah seni bize üstün …

el-Hâtıîn, üç şekilde tefsir edilir:

1. Hâtûn kelimesiyle, şekk [şüphe] olmak sızın/şekkten gayri zenbIgünah işleyenler ka s de di İmiş-tir; şu âyetlerde olduğu gibi:

Dediler ki: "Tallahi, Allah seni bize üstün kılmıştır/tercih etmiştir. Doğrusu biz hatakârlar [hâtûn] ((yani, günahkârlar / zenb işleyenler)} olmuştuk." (Yûsuf/91)

Dediler ki: "Ey babamız! Günahlarımız için istiğfar et! Biz gerçekten hatakârlar [hâtûn] (yani, şekk olmakzı-sın günahkârlar / zenb işleyenler} olduk." (Yûsuf/97)

2. Hâtûn ile, şirk içinde günah işleyenler kasdedilmiştir; şu âyetlerde olduğu gibi:

Onu hatakârlar (yani, şirk içinde günah işleyenler} dışında kimse yemez. (Hâkka/37)

Muhakkak Fir'avn, Hâmân ve o ikisinin orduları hatakârlar (yani, şirk halinde günah işleyenler) idi. (Kasas/8)

3. Hata ile, kasdı olmayan hata kas de dilmiştir; şu âyetlerde olduğu gibi:

Unutur yahut hata edersek (yani, kasıt olmaksızın bir günah işlersek} bizi muahaze etme! (Bakara/286)

Bir mü'min için olamaz/olacak şey değildir [mâ kâne] (yani, lâ yenbağî=yakışmaz i uygun düşmez}] öldürmek bir mü'mini; hata ile olması müstesna {yani, bir mü'min bir mü'mini kasden Öldüremezj! (Nisâ/92)