Kur'an-ı Kerim · Temmuz 6, 2026

El-Mess (Kur'an Terimleri Sözlüğü)

el-Mess, üç şekilde tefsir edilir: 1. Mess, cima' [cinsî münasebet] manasında kullanılır; şu âyetlerde olduğu gibi: Ey îmân edenler! Mü'min kadınlara nikah akdi yapıp da sonra kendilerine messetmeden {yani, kendileriyle …

el-Mess, üç şekilde tefsir edilir:

1. Mess, cima' [cinsî münasebet] manasında kullanılır; şu âyetlerde olduğu gibi:

Ey îmân edenler! Mü'min kadınlara nikah akdi yapıp da sonra kendilerine messetmeden {yani, kendileriyle cima' etmeden} önce onları boşarsanız... (Ahzâb/49)

Size bir günah ;.yoktur; kendilerine messetmediğiniz {yani, kendileriyle cima' etmediğiniz} kadınları boşamanızda... (Bâkara/236)

(Meryem dedi ki}: Bana bir beşer messetmemiş {yani, hiçbir kimse [erkek] benimle cima' etmemiş} iken... (Âl-i İmrân/47)

Bunun bir benzeri de Meryem sûresinde geçmekte-dir

Yahut kadınlara messetmiş {yani, kadınlarla cima' etmiş} iseniz... (Nisâ/43, Mâide/6)

2. el-Mess; isabet etmek, değmek, gelip çatmak manasında kullanılır; şu âyetlerde olduğu gibi:

Atalarımıza da darrâ' ve serrâ' mess etmişti {yani, bolluk / saadet ve şiddet isabet etmişti}. (A'râf/95)

Doğrusu şeytan bana mess etti {yani, isabet etti} nusb [kötülük/bela] ve azab ile... (Sâd/41)

Orada onlara nasab [yorgunluk] mess etmez {yani, isabet etmez}. (Hicr/48)

Fâtır ve Kaf süresindeki âyetlerde de bu manadadır.

Size bir hasene mess ederse {yani, isabet ederse}, onların hoşuna gitmez. (Âl-i İmrân/120)

Bunun bir benzeri de Tevbe sûresindedir.

3. el-Mess ile, delilik kasdedilir; şu âyette bu manadadır:

Onlar ki, şeytanın çarpıp messettiği {yani, şeytanın delirttiği} kimse... (Bakara/275)