Kur'an-ı Kerim · Temmuz 6, 2026

En-Nür (Kur'an Terimleri Sözlüğü)

en-Nâr, on şekilde tefsir edilir: 1. Nûr ile, islâm dîni kasdedilmiştir; şu âyetlerde olduğu gibi: Allah'ın nurunu (yani, Allah'ın dinini} ağızlarıyla söndürmeyi irade ediyorlar. Allah ise nurunu {yani, dînini} …

en-Nâr, on şekilde tefsir edilir:

1. Nûr ile, islâm dîni kasdedilmiştir; şu âyetlerde olduğu gibi:

Allah'ın nurunu (yani, Allah'ın dinini} ağızlarıyla söndürmeyi irade ediyorlar. Allah ise nurunu {yani, dînini} tamamlamaktan (yani, muzaffer / üstün kılmaktan} .başkasını istemez. (Tevbe/32)

Allah dilediği kimseyi nuruna (yani, dînine} hidâyet eder. (Nûr/35)

Bunun bir benzeri de Saff sûresindedir.

2. en-Nûr ile, îmân kasdedilmiştir; şu âyetlerde olduğu gibi:

Kendisine, insanlar içinde onunla yürüyecek bir nûr (yani, kendisiyle hidâyet bulacağı bir îmân} kıldığımız/yaptığımız kimse... (En'âm/122)

Sizin için kendisiyle yürüyeceğiniz bir nûr (yani, kendisiyle hidâyet bulacağınız îmân} kılsın/yapsın... (Hadîd/28)

Onları zulumâttan nura (yani, küfürden îmâna} çıkarır. (Bakara/257)

3. Nûr kelimesiyle, hudâ / hidâyet kasdedilmiştir;

şu âyette olduğu gibi:

Allah semaların ve arzın nurudur (yani, hadisi [yol göstericisi / rehberidir]}. Nurunun (yani, hidâyetinin [yolgöstermesinin jrehberliğinin]} meseli... (Nûr/35)

4. Nûr ile, Nebi kasdedilmiştir; şu âyette böyledir:

Nûr üstüne nurdur (yani, nebi neslinden gelen nebidir (Nûr/35)

5. Nûr ile, gündüzün ışığı f aydınlığı kasdedilmiştir; şu âyette olduğu gibi:

Zulumâtı/karanlıkları ve nuru (yani, gündüzün ışığını/aydınlığını} yapmıştır. (En'âm/1)

6. Nûr ile, ayın ışığı /aydınlığı kasdedilmiştir; şu âyetlerde olduğu gibi:

İçlerinde qameri bir nûr (yani, ayı, semadakiler ve yerdekilerin kendisi ile aydınlandığı bir ışık} kılmıştır/yapmıştır. (Nûh/16)

Münîr bir qamer (yani, yeryüzündekiler için aydınlık! ışık saçan bir ay}... (Furkân/61)

7. Nûr ile, Allah'ın Kıyamet Günü Sırat üzerinde mü'minlere vereceği ışık kasdedilmiştir; şu âyetlerde olduğu gibi:

Sa'y edecek önlerinde onların nurları (yani, Allah'ın mü'minlere Sırat üzerinde vereceği ışık}... (Hadîd/12)

{Münafıklar Sırat üzerinde onlara diyecek ki}: "Bize bakın da nurunuzdan iktibas edelim" [yani, ışığınızın aydınlığında yürüyelim}. (Hadîd/13)

Onların nurları {yani, Allah'ın Sırat Üzerinde mü'min-lere vereceği hidâyet} sa'y edecek önlerinde... (Tahrîm/8)

8. en-Nûr ile, Tevrat'taki helâl, haram, hükümler ve mev'ızeler kasdedilmiştir; şu âyetlerde olduğu gibi:

Şüphesiz Tevrat'ı Biz indirdik; onda bir hidâyet ve bir nûr {yani,, helâlin, haramın, emr ve nehyin beyanı ~ki bu,

karanlıktaki ışık mesabesindedir-} vardır. (Mâide/44) ç

De ki: "Musa'nın (insanlar için bir nûr ve hidâyet olmak üzere) getirdiği {yani, karanlıkta ışık mesabesinde olan, helâl ve haramı, emr ve nehyi beyan eden} o kitabı {yani, Tevrat'ı} kim indirdi?" (En'âm/91)

Andolsun ki Biz Mûsâ ve Harun'a vermiştik bir fur-kân, bir ziya [ışık]... (Enbiyâ/48)

9. en-Nûr ile, Furkân I Kur'ândaki helâl ve haramın beyanı kasdedilmiştir; şu âyetlerde olduğu gibi:

O halde Allah'a, O'nun Rasûlü'ne ve indirdiğimiz nura {yani, karanlıkta ışık mesabesinde olan; helâlin, haramın, emr ve nehyin beyan edildiği Kur'ân'aj îmân edin! (Teğâbün/8)

Ve o'nun beraberinde indirilen nura {yani, Nebi'nin (s.a) beraberindekine: onda bulunan ve karanlıktaki ışık mesabesinde olan beyana} tâbi olanlar... (A'râf/157)

10. en-Nûr ile, mübarek ve yüce Rabbimizin nuru kasdedilmiştir; şu âyette olduğu gibi:

Arz Rabbinin nuruyla aydınlanacak. (Zümer/69)