Kur'an-ı Kerim · Temmuz 6, 2026

Es-Selâm (Kur'an Terimleri Sözlüğü)

es-Selâm, beş şekilde tefsir edilir: 1. es-Selâm, Allah'ı vasfetmek için kullanılmıştır; şu âyetlerde olduğu gibi: {Allah} selâmdır, mü'mindir. (Haşr/23) Selâm sebilleri {yani, Allah'ın dîni İslâm}... (Mâide/16) Allah …

es-Selâm, beş şekilde tefsir edilir:

1. es-Selâm, Allah'ı vasfetmek için kullanılmıştır; şu âyetlerde olduğu gibi:

{Allah} selâmdır, mü'mindir. (Haşr/23)

Selâm sebilleri {yani, Allah'ın dîni İslâm}... (Mâide/16)

Allah ise dâm's-selâm'a {yani, cennetine} çağırır. (Yûnus/25)

Dâru's-selâm {yani, Allah'ın cenneti} onlar içindir. (En'âm/127)

2. es-Selâm ile, hayr kasdedilmiştir; şu âyetlerde olduğu gibi:

Artık onlardan geç ve "Selâm" de {yani, hayırlı şeyler söyle}! (Zuhruf/89)

Cahiller onlara hitap ettiğinde, "Selâm" derler {yani, hayırlı sözlerle karşılık verirler}. (Furkârı/63)

(Lağv işittiklerinde), "Selâm size" (derler) {yani, hayırlı sözlerle karşılık verirle?-}, "bizim cahillerle işimiz yok." (Kasas/55)

(("Putları kötülemekten ve tevhide imandan vazgeçmezsen seni recmederim" diyen) babasına ibrâhîm}: "Selâm sana" (dedi) {yani, hayırlı sözlerle karşılık verdi}... (Meryem/47)

Hani o'nun üzerine girip "Selâm" demişlerdi {yani, hayırlı sözler söylemişlerdi} (Hicr/52)

3. Selâm ile, güzel sena / övgü kasdedilmiştir; şu âyetlerde olduğu gibi:

Âlemler içinde Nuh'a selâm {yani, güzel senalar / övgüler, -ardından Nûh için güzel ve övücü sözler söylenir-}. (Sâffât/79) '

Mûsâ ve Harun'a selâm {yani, güzel senalar /övgüler, -arkalarından onlar için güzel senalar /övgüler söylenir-}. (Sâffât/120)

İbrahim'e selâm {yani, güzel senalar / övgüler}. (Sâf-fât/109)

Muhsinlere böyle karşılık veririz. (Sâffât/110)

Gönderilenlere selâm {yani, güzel senalar / övgüler}. (Sâffât/181)

4. es-Selâm ile, serden selâmette / esenlikte olmak kasdedilmiştir; şu âyetlerde böyledir:

(Allah buyurdu ki): "Ey Nûh! Bizden bir selâm {yani, suda boğulmaktan ve benzeri serlerden bir selâmet-Iesenlik} ile in!" (Hûd/48)

Ey ateş! İbrahim'e serin ve selâm {yani, ateşin sıcağından ve soğuğundan yana selâmet!esenlik} ol! (Enbiyâ/69)

Artık Ashâbu'l-Yemîn'den sana selâm {onların günahlarını bağışlayıp iyiliklerini mükâfaatlandıracağı vakit Allah'ın selâmı onlara}. (Vâkıa/91)

Onlara selâm ile emin bir şekilde girin {Allah işlerinde onlar için selâmet / esenlik verecek}. (Hicr/46)

Ona selâm {(yani, selâmet / esenlik)} ile girin. İşte bu hulûd günüdür. (Kaf/34)

5. es-Selâm kelimesi ile, müslümanların birbirlerine verdikleri selâm ile cennetliklerin selamlaşması kasdedilmiştir; şu âyetlerde bu anlamdadır:

Ne zaman (bu) evlere girerseniz, Allah tarafından mübarek ve güzel bir selâm olmak üzere birbirinize selâm verin. (Nûr/61)

Melekler her kapıdan onların üzerine girip, "Sabretmenize karşılık selâm size" (derler). (Ra'd/23-24)