Kur'an-ı Kerim · Temmuz 6, 2026

Et-Tuğyân (Kur'an Terimleri Sözlüğü)

et-Tuğyân, dört şekilde tefsir edilir: 1. et-Tuğyân, dalâlet manasında kullanılır; şu âyetlerde olduğu gibi: Onları sürüklüyor, tuğyanları {yani, dalâletleri} içinde bocalarlarken. (Bakara/15) Bizimle karşılaşmayı …

et-Tuğyân, dört şekilde tefsir edilir:

1. et-Tuğyân, dalâlet manasında kullanılır; şu âyetlerde olduğu gibi:

Onları sürüklüyor, tuğyanları {yani, dalâletleri} içinde bocalarlarken. (Bakara/15)

Bizimle karşılaşmayı ummayanları tuğyanları {yani dalâletleri} içinde bırakırız da bocalar dururlar. (Yûnus/11)

Rabbimiz! Oiiu ben tuğyan ettirmedim {yani, onu ben dalâlete düşürmedim}; ve lakin kendisi derin bir dalâlet içinde idi. (Kaf/27)

Aksine siz tuğyan etmiş {yani, dalâlete düşmüş} bir kavm idiniz. (Sâffât/30)

Bu böyle. Tuğyan etmişler {yani, dalâlete düşmüşler} için ise, muhakkak şerr bir meâb {yani, merci} vardır. (Sâd/55)

Benzeri bir buyruk da Nebe sûresinde geçmektedir.

2. Tuğyan, isyan manasında kullanılır; şu âyetlerde olduğu gibi:

Fir'avn'a git; çünkü o tuğyan {yani, o, Allah'a isyan} etti. (Tâ-Hâ/24)

Onda tuğyan etmeyin {yani, menn ve selva'yı saklayarak Allah'a isyan etmeyin}. (Tâ-Hâ/81)

3. et-Tuğyân, yükseklik ve çokluk manasında kullanılmıştır; şu âyette olduğu gibi:

Şüphesiz ki, su tuğyan ettiğinde {yani, su çoğalıp yükseldiğinde} sizi gemide Biz taşıdık. (Hâkka/11)

4. et-Tuğyân, zulm manasında kullanılır; şu âyetlerde olduğu gibi:

Göz kaymadı ve tuğyan etmedi/taşmadı. (Necm/17) Mîzânda tuğyan {yani, zulm} etmeyin! (Rahmân/8)