Kur'an-ı Kerim · Temmuz 6, 2026

Zalle (Kur'an Terimleri Sözlüğü)

Zaile, iki şekilde tefsir edilir: 1. Zallû, meyletmek / meylettiler manasında kullanılmıştır; şu âyetlerde olduğu gibi: Üzerlerine semadan bir kapı açsak da onda yukarı çıksalardı {yani, içinden …

Zaile, iki şekilde tefsir edilir:

1. Zallû, meyletmek / meylettiler manasında kullanılmıştır; şu âyetlerde olduğu gibi:

Üzerlerine semadan bir kapı açsak da onda yukarı çıksalardı {yani, içinden girselerdiI'meyletselerdi}... (Hicr/14)

Dilesek üzerlerine semadan bir mucize indiririz de boyunları ona karşı eğiliverirdi [fezallet]. (Şu'arâ/4)

2. Zaile; devam etmek, sürdürmek manasında kullanılmıştır; şu âyetlerde olduğu gibi:

O başını bekleyip durduğun [zalte] {yani, kendisine ibâdete, devam ettiğin / ibâdeti sürdürdüğün} ilahına bir bak. (Tâ-Hâ/97)

Onlar, "Birtakım putlara ibâdet ederiz ve onların başını bekleyip dururuz" [fenezallu] (yani, onların başını bekleyip durmaya: onlara ibâdete devam edip dururuz / ibadeti.sürdürürüz} dediler. (Şu'arâ/71)

Siz de hayret içinde kalırdınız [fezaltum] (yani, hayrete düşer ve bu halinizi devam ettirir giderdiniz}. (Vâkıa/65)

Öfkesinden yüzü simsiyah kesilir [zaile] (yani, simsiyah olur ve bu şekilde kalır. (Nahl/58)

Bunun bir benzeri de Zuhruf sûresindedir.