Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

abdü'l-bâtın (Tasavvuf Sözlüğü)

Abdülbâtın, kalbi davranışlarda en üst dereceye çıkan, hamdı sadece Allah'a hâlis kılan ve Allah'ın da sırrını takdis a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tigi/" ettiği /a kimsedir. Allah ona, rühâniyeti üstün gelip, bâtınlara …

Abdülbâtın, kalbi davranışlarda en üst dereceye çıkan, hamdı sadece Allah'a hâlis kılan ve Allah'ın da sırrını takdis a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tigi/" ettiği /a kimsedir. Allah ona, rühâniyeti üstün gelip, bâtınlara muttali ve gayblardan haber verinceye kadar Bâtın ismiyle tecelli eder. Sonuçta kul insanları mânevi a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/kemal/" kemâl /a ve takdis ile seyrin temizlenmesine davet eder. Kul, tenzihi teşbihe tercih eder. Hz. İsâ'nın se (Hz. Âdem'in s5 (Câmi')), semâvi ve rühâni şeylere, gayb âlemine, giyimde lüksden kaçınmaya, halktan uzaklaşmaya ve halvete davet ettiği gibi. (Kâşânî, 124; Câmi’, 12

'abdü'l-bedi' ( ge ) Abdülbedi, Zât, sıfat ve fiillerinde Allah'ın Bedi (yaratıcı) oluşunu müşâhede eden kuldur. Allah onu bu isminin mazharı kılmıştır. Böylece başkasının aciz kaldığı şeyi icâd etmeye başlar. (Kâşânî, 129; Câmi’, 13