Alemlerin Rabb’ine hamdolsun. Salatın efdalı selamın en mükemmeli Efendimiz Muhammed Mustafa (sallallâhu aleyhi ve sellem)’ya, A’line ve ashabına olsun.
Tasavvuf, güzel ahlâkın tek etkenidir. O güzel ahlâkla ahlâklanmanın, bütün faziletlerle süslenmenin, bütün kötülükleri atmanın, bâtını rezaletlerden temizlemenin ve bütün her çeşit faziletlerle bezenmenin davetçisidir. Öyleyse tasavvuf nefisleri tezkiyeden ve ahlâk-ı tasfiyeden ibarettir. Bir hadis-i şerifte Peygamberimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem): “Ben sadece güzel ahlâkı tamamlamak üzere gönderildim” buyurmuştur. Tasavvuf güzel ahlâk ve zevki selimden ibarettir. Tasavvufun hal ve tavrını derinlemesine düşündüğümüz zaman, onun Kitap ve sünnete dayalı güzel bir gidişat ve davranış olduğunu görürüz. İmam-ı Cüneyd (rahmetullâhi aleyh) dedi ki: “Bizim mezhebimiz Kitap ve sünnet ile kayıtlıdır.” Yine dedi ki: “Bütün yollar insanlar için kapalıdır. Ancak Peygamberimizin izine tâbi olanlar hariç.” Yine dedi ki: “Kim Kur’an-ı muhafaza etmez, hadisi yazmaz ise, bu durumda ona ittiba edilmez. Çünkü bizim ilmimiz, Kitap ve sünnete bağlıdır. Başka bir ifadeyle bizim ilmimiz, Resulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem)’ın hadisleri ile teyit edilmiştir.”
Bu güzel münasebetle babam, seyyidim, şeyhim ve önderim Abdulkadir İsa’nın kitabını tercüme eden, şeyh, âlim ve fadıl Şeyh Hasan Aynî’ye teşekkürlerimi sunarım. Bu kitap sünnet ve büyük imamlarımızın sözlerinden alınmış nefis bir kitaptır.
Allah’a muhtaç kul Abdullah b. Abdulkadir İsa
