Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

adem (Tasavvuf Sözlüğü)

adi ( JAs ) (alâmet-i adi) Adl (adalet) iki türlüdür: Seninle insanlar arasındaki zâhiri adalet; seninle Allah arasındaki bâtıni adalet. Adalet yolu, istikamet yoludur. Fazilet yolu ise, ziyâdeyi (daha fazlasını) arama …

adi ( JAs ) (alâmet-i adi) Adl (adalet) iki türlüdür: Seninle insanlar arasındaki zâhiri adalet; seninle Allah arasındaki bâtıni adalet. Adalet yolu, istikamet yoludur. Fazilet yolu ise, ziyâdeyi (daha fazlasını) arama yoludur. (Sıradan) insanların yapması gereken adaletle amel etmektir, istikamet yoludur. Onlara fazilet yolu gerekli değildir. Sabır, verâ, adaletle beraber olup ikisi de vâcibdir. Zühd ve rızâ da adaletle beraberdir, ama bunlar vâcib değildir. İnsaf adaletle, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ihsan/" ihsân /a ise faziletle beraberdir

Adaletin, kendisini faziletten alıkoyduğu kişi mazurdur. Faziletin kendisini adaletten alıkoyduğu kişiyse aldanmış, nefsinin hevâsına uymuştur. İnsana adaletin bilgisi gereklidir. Faziletin bilgisiyse sadece gönüllü olursa gerekir. Yine, kulun yapması vâcib olmayan amelin bilgisi kendisine vâcib değildir

Kul, sadece üç husüsiyetle adalet ehli olur: Lehinde ve aleyhinde olanları bilecek kadar ilim, fiil (amel) ve sabır. (Âdâbı, 73

Adaletin alâmeti, iki türlü hüküm vermemektir. Böyle yaparsan, kendin için bir hüküm, başkası için başka bir hüküm vermiş olursun. Hüküm, senin ve başkasının hakkında tek bir hüküm olmalı, kendinden çok diğer insanlara karşı insaflı verilmiş bulunmalıdır (kendin için düşündüğünü başkası için de düşünmen, hatta başkalarına daha insaflı davranman gerekir). (Adâbı, 146

Adalet, her şeyi yerli yerine koymaktır. (Hücvîrî, 469

Ahlâkın dört esası vardır: Hikmet, şecaat, iffet, adalet, Hikmetten kasdımız, bütün ihtiyari fiillerde, kendisiyle doğruyu yanlıştan ayıran nefse ait bir duygudur. Adaletten kasdımız, nefse ait bir duygu olup, gazab (öfke) ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sehvet/" şehvet /a kuvvetlerini idâre eder, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hikmet/" hikmetin /a gerektirdiği istikamete sevk eder. Hikmetin gereğine göre onları harekete geçirir veya frenler. Şecaatten kasdımız, gazab kuvvetinin, harekete geçmesi ya da frenlenmesinde akla boyun eğmesidir. İffetten kasdımız, şehvet kuvvetinin akıl ve şeriat doğrultusunda terbiye a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ilmesi/" edilmesidir /a . (İ/ıyâ', II, 67

Ahlâkın dört (esası) vardır: Hikmet, şecaat, iffet ve adalet. Hikmet, bütün ihtiyari fiillerde, kendisiyle doğruyu yanlıştan ayıran nefse ait bir duygudur. Adâlet