âyân-ı sâbitedir. Mâdüma (yokta) bağlı olan
şey de mâdümdur... (Kâşânî, 102; Câmi’, 86) Bundan dolayı Sehl (-i
Tüsteri) şöyle demiştir: Rubübiyyetin öyle bir sırrı vardır ki, bu sır açığa
çıksa a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/rububiyyet/" rubübiyyet /a a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/batil/" bâtıl /a olurdu. İşte bu bâtıl olma ona bağlıdır. (Kâşânî
Buradaki metin, her iki kaynakta da yer almaktadır. Dolayısıyla ikinci referans, kronolojik sıraya göre değil, tekrar edilen metne göre yerleştirilmiş olmaktadır. Kâşânî'ye ait olan metin aşağıda devam etmekte olduğundan, metnin sonunda üç nokta ,,, yer almaktadır
IV. Eserde üç çeşit parantez kullanılmıştır:
a. Normal parantez :
.Terimlerin Arabca orijinallerini gösteren a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/kelime/" kelimeler /a normal parantez içinde gösterilmiştir. Örnek: e'imme ( âsi ) gibi
.Metinlerin asıllarında yer alan açıklama ve notlar da normal parantez içinde gösterilmiştir
Örnek: ...Nefsin sağ elinde tesbih ve Kur'ân vardır. Ama yeninde ise hançer ve kılıç saklıdır. (Not: Bir taraftan kendisini süfi, imânlı gösteren nefs, fırsat bulunca türlü günâhlar, cinâyetler işler. Şefik Can
. Bu parantez aynı zamanda, metinlerin alındığı kaynağı belirtmek için de kullanılmıştır. Örnek: (Mesnevî , III, 202
Çiçek parantez (9 :
. Başka maddelere yapılan her türlü atıf, ( şeklindeki özel parantezle içinde gösterilmiştir
Eserin Hazırlanması Örnek: recâ' ) (bk. havf-recâ ) ya da bir başka maddede yer alan (Ayrıca bk. ilhâm; vârid; vâridât) atfı gibi
. Bazı terimlerle alâkalı yan terimler, ilgili ana terimin başlığı yanında bir açıklama mâhiyetinde bu tür parantez içinde gösterilmiştir
Örnek: hâtır/havâtır ya da hatre/hatarât fahvâl lil-kalb; fazın; ârız; efhâm-ı halâ'ik; hâtır-ı akl, hâtır-ı melek, hâtır-ı nefs, hâtır-ı rüh, hâtır-ı a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/seytan/" şeytân /a , hâtır-ı yakin, havâtır, havâtır-ı hakk, havâtır-ı nefs; mevârid; tezkire
Burada parantez içindeki isimler, hâtır/havâtır ya da hatre/hatarât başlığı altında ele alınabilecek diğer yan terimleri de göstermektedir
. Metindeki editör tasarrufları da bu özel parantez içinde gösterilmiştir. Bu parantez içinde zaman zaman terimlerin kelime karşılıkları, bazen de yer yer cümlenin akışına uygun olacak tarzda şerhler yapılmaya çalışılmıştır. Örnek:
Recâ, (âhiret nimetleri gibi) vaad a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tigi/" ettiği /a konularda Hakk'ı tas
Parantez içi cümleler editör ilâvelerini göstermektedir
Köşeli parantez 1) :
. Âyet ve hadis kaynakları köşeli parantez içine alınmıştır
Örnekler: Allah şöyle buyurmuştur: Rahmân'ın kulları öyle kimselerdir ki, bunlar yeryüzünde tevâzü ile yürürler. Câhiller kendilerine bir laf attıklarında (sadece) selâm derler. (Furkân, 25/63
Sırların keşfine misâl ise Resülullah'ın şu hadisidir: Allah'a, O'nu sanki görüyormuş gibi kulluk et. Buhâri, İmân, 83; Müslim, İmân, 1
. Bir metin birden fazla kaynakta bazı farklılıklarla yer alıyorsa, aralarındaki farklılıklar da köşeli parantez içinde gösterilmiştir
Şuün, (ilâhi) fiillerdir. Şuün-ı a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/zatiyye/" zâtiyye /a (zâti fiiller) ise, âyân ve
a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hakikat/" hakikatlerin /a Zât-ı ahadiyetteki nefisleridir Jnakışlarıdır (resimleridir
(Câmi')). Bu âyân ve hakikatler, ağacın dallarının, yapraklarının , çi
