aşmak, her türlü âdet ve şekilden ayrılmak, daimâ hakiki bir sadakat ile Allah Teâlâ'nın huzurunda bulunmaktır. (Kuşeyri, 103
İstikâmet, hâlleri canlandıran bir rühtur. Cem ve tefrika arasında bir a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/berzah/" berzahtır /a . Birinci şekli, Sünnet yoluna, resm-i ilme (şeriatin zâhirine) ve hadd-i ihlâsa (ihlâsın son noktasına) muvâfık olarak mücâhededeki istikamettir. İkinci şekli hâllerdeki istikamettir. (Bu da) kesb olmaksızın a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hakikat/" hakikati /a görmek ve (hakikati görmesine rağmen, bu konudaki) iddiâyı terk etmekle olur. Yakaza hâlindeki beka iddiâsı da böyledir. Üçüncüsü ise istikameti görmeyi terk etmektir. (Ravza, 482
İstikamet, Allah'ın emirlerine itâat etmek, şartları, rükünleri ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sunnet/" sünneti /a karşısında hiçbir ihlâle sapmadan, bunlara muhâlefet etmekten sakınmak, Allah'a karşı tevâzü sâhibi olmak, onun minnet ve tevfikini görmek (nimetlerine karşı nankörlük etmemek), sapkınlığa düşmek ve imâna karşı olmaktan korkmaktır. Sonra gü
