Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

akl-ı fa'al (Tasavvuf Sözlüğü)

Kahir olan nürların cümlesinden babamız, türümüzün tılsımının Rabb'i, nefslerimizin feyz kaynağı, nefslerimizin ilmi ve ameli kemâlâtının tamamlayıcısı, Rühu'l-Kudüs olan bu şey hakimler (filozoflar) tarafından Akl-ı …

Kahir olan nürların cümlesinden babamız, türümüzün tılsımının Rabb'i, nefslerimizin feyz kaynağı, nefslerimizin ilmi ve ameli kemâlâtının tamamlayıcısı, Rühu'l-Kudüs olan bu şey hakimler (filozoflar) tarafından Akl-ı Faal (Faal Akıl) olarak adlandırılır. Bunların hepsi a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mucerred/" mücerred /a (soyut) ilâhi nürlardır. Akıl, kendisiyle a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/vucudun/" vücüdun /a (varlığın) inşa edildiği ilk şeydir. Ayrıca Ilk Nür'un şereflendirdiği ilk şeydir. Akıllar, doğuşların, işrakların laydınlanmaların) çokluğuyla çoğalmıştır, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/nuzuluyle-de/" nüzülüyle de /a (inişiyle, sudüruyla da) zayıflamıştır. (Heyâkil, 65

Onu bahşeden, Akl-ı Faal kadar yakın; mebde-i hâdis (en yüce kaynak) kadar uzaktır. (Heyâkil, 95