Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

alâ'ik (Tasavvuf Sözlüğü)

Mahlükatın kavrayışlarının a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hakikat/" hakikatle /a , hakikatin de mahlükatla alâkası yoktur. Havâtır (iç dünyâmızdan gelen sesler) ise alâiktir (Hak yolundan alıkoyan engellerdir). Alâik …

Mahlükatın kavrayışlarının a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hakikat/" hakikatle /a , hakikatin de mahlükatla alâkası yoktur. Havâtır (iç dünyâmızdan gelen sesler) ise alâiktir (Hak yolundan alıkoyan engellerdir). Alâik onları hakikate ulaştırmaz. Hakikat bilgisini idrâk etmek kolay değilken, hakikatin hakikatini nasıl idrâk edeceksin? Hakk'ın hakkı, hakikatin ötesinde. Hakikat ise Hakk'tan apayrı bir şey. (Tavâsin, 194

Namazın mânâsı, alâka ve bağların her çeşidinden tecrid (sıyrılıp çıkmak) ve hakikatlerle tefriddir (yalnızca hakikatlerle ilgilenmektir ya da hakikatlerle ilgilenme konusunda tek hâle gelmektir). (Ta'arruf, 109

Alâik, tâliblerin listeyenlerin) alâkadar olduğu, murâddan alıkoyan sebeblerdir. (Hücvîrî, 466