yaklaştıran en faziletli nâfile ibâdetlere hükmedecek ilimle süslemektir
Ahlâkta, Hazret-i Vâsi-i atâ tarafından velâyete ulaştıran ilk nimetlere ve mazhar olunan lütuflara dikkatle bakmaktır. Bunlar belâ ve musibet şeklinde gelmiş olsa bile acz ve hayâ ile şükre sarılmak için a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/siddet/" şiddet /a ve belâya sabretmeli, hatta a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/bilakis/" bilakis /a nefsin (kader gereği olan) kazâ ile cezâlandırılmasına râzı olmalıdır
Usülde, tarikat âdâbının inceliklerine başvurarak bunları şeriat hükümlerinin temeline tatbik etmek ve azimete sadık olmayı tercih a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/erek/" ederek /a a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ruhsat/" ruhsatı /a seçmeyi bırakmaktır. Edviyede, mârifet ve hikmetlere, vehim ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hayal/" hayâl /a bulaşıp bulaşmadığını a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/basiret/" basiret /a nüruyla gözden geçirmek ve kehânetle ferâseti a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sekinet/" sekinet /a nüruyla birbirinden ayırd edebilmektir. Ahvâlde, Mahbüb'un (Sevgili'nin) süretindeki güzelliklerin a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/vucudun/" vücüdunu /a taleb etmek ve Mahbüb'dan gelecek mevhibelere ait sıfatların nürlarını gözlemektir
Velâyâtta, telvinden (hâlden hâle geçmekten) temkine (tek bir noktada karar kılmaya, dinginliğe) yükselmek, düşünce seviyesinden fark etme seviyesine çıkmaktır. Hakaikte, iki cihandan ayrılarak a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ittisal/" ittisâle /a (birleşmeye), muâyeneye (bizzât görmeye) ve müşâhedeye ulaşmaktır. Nihâyâtta ise mârifetten a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hakikat/" hakikate /a , bekadan telebbüse (tecelli eden varlık olan Hakk'ı bir elbise gibi üzerine giymeye) geçmektir. (Câmi’, 274
