Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

amed-i ma'nevi (Tasavvuf Sözlüğü)

Amed-i mânevi (mânevi direk) Görmekte olduğunuz gökleri direksiz olarak yükseltti Ra'd, 13/2) âyetinde a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/isaret/" işâret /a edildiği gibi gökleri tutan şeydir. Burada görülmeyen direklere bir …

Amed-i mânevi (mânevi direk) Görmekte olduğunuz gökleri direksiz olarak yükseltti Ra'd, 13/2) âyetinde a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/isaret/" işâret /a edildiği gibi gökleri tutan şeydir. Burada görülmeyen direklere bir işâret vardır. Bu, âlemin rühu, kalbi ve nefsidir. Bu da Allah'dan başka hiç kimsenin bilemeyeceği insan-ı kâmilin hakikatidir. (Kâşânî, 133; Câmi’, 90

amel/a'mâl fa'mâl fi'd- a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/derecat/" derecât /a ; a"mâl-i bâtın; a'mâl-i birr; a'mâl-i kulüb; a'mâl-i zâhir; ehl-i tevbe; halk-ı hasen; a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/menazil/" menâzil /a -i a'mâl; mütehâbbün; müznibün; sâ'imün; a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/zehab/" zehâb /a -ı diniküm

Âmâl (ameller) derece derecedir: Mevlâ'n olan Allah'a sevinç içinde kulluk etmen, sonra O'na tâzimde bulunman, sonra şükür etmen, Allah'tan korkarak kulluk etmen gelir. Diğer ameller ise sabırla olur. (Âdâbı, 71

Sâlih amellerin tamamı gizli ve açık olmak üzere iki şekilde olur. Gizli olarak yaptığı amellerde niyetini doğrultamayan kimse, açıktan yaptığı amellerde niyetini doğrultması uzak bir a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ihtimal/" ihtimâldir /a . Açıktan işlediği amellerde niyetini doğrultabilen kimse, gizli yaptığı amellerde niyetini daha kolay düzeltir. Amel az veya çok olsun durum aynıdır. Az amelde niyetini doğrultamayan kimsenin, çok amelde niyetini doğrultması uzak bir ihtimâldir. (Âdâbı, 121

Şu dört (büyük günâh) kalbi amellerle ilgilidir: Allah'a şirk koşmak, Allah'ın emirlerine isyânda ısrâr etmek, Allah'ın rahmetinden ümid kesmek, Allah'ın