Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

ân (Tasavvuf Sözlüğü)

Ân her ne kadar zaman ise de, aslında geçmişle geleceğin sınırıdır. Tıpkı dâirenin çevresinde başlangıç ve bitişini belirlemek için varsayılan nokta gibi. İşte ezel a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ve-ebed-iki-tarafi/" ve …

Ân her ne kadar zaman ise de, aslında geçmişle geleceğin sınırıdır. Tıpkı dâirenin çevresinde başlangıç ve bitişini belirlemek için varsayılan nokta gibi. İşte ezel a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ve-ebed-iki-tarafi/" ve ebed iki tarafı /a (başlangıcı ve bitişi) olmayan zamandır. Evveli ve sonu yoktur, devamlıdır. O, şimdiki zamandır. Bu şimdi süreklidir. Âlem bu şimdiki zamanın hükmünde devam eder. Allah'ın âlemdeki hükmü de zamanın hükmü içerisinde devam eder. Velhasıl geçmiş de, gelecek de hep şimdiki zaman hükmündedir. (Fütühât, HI, 529