Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

arş-ı kerim (Tasavvuf Sözlüğü)

Arş-ı kerim, kademeynin (iki ayağın, yani Zât'a ait zıt husüsiyetlerin) konulduğu yer (demek olan) kürsidir. Sonra Allah bunu başka bir feleğe çevirip kürsi olarak adlandırmıştır. O, yeryüzünde bir çölün ortasına atılmış …

Arş-ı kerim, kademeynin (iki ayağın, yani Zât'a ait zıt husüsiyetlerin) konulduğu yer (demek olan) kürsidir. Sonra Allah bunu başka bir feleğe çevirip kürsi olarak adlandırmıştır. O, yeryüzünde bir çölün ortasına atılmış bir halka gibi arşın ortasındadır. (Allah) bu iki felek arasında hebâ âlemini yaratmıştır. Bu kürsiyi müdebbir meleklerle imâr etmiş ve Mikâil'i oraya oturtmuştur. Kademeyn ona rehberlik etmiştir

Kelime arşta bir tanedir, çünkü o, terkib âleminin başıdır. Kürside ona iki a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/nisbet/" nisbet /a zuhür etmiştir. Çünkü o, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/kelime/" kelimenin /a kısımlara ayrıldığı ikinci felektir. Kelâm da (söz de) kısımlara ayrılır. Tek bile olsa, kelime kademeyn diye adlandırılmış, emir-nehiy, haber-istihbâr diye iki kısma ayrılmıştır. Bu iki felekten biri rükünlar âleminde garib şekiller meydana getirir ve bunlardan hârikuldde denen olaylar çıkar. Bunlar garib şekillerdir, bunların aslı bilinmez, işte o (Arş-ı Kerim) budur, şu âyette ifâde edildiği gibi, hayal âlemindeki iki âlemde zuhür eder: Bir de baktı ki sihirleri sayesinde ipleri kendisine gerçekten koşuyor gibi görünüyor. (Tâhâ, 20/66

Hakikat aleminde ise mucize ve kerâmet gibi şeyler bulunur. Bu iki feleğe arkadaşlarımızdan a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/efrad/" efrâd /a olanlar dışında vâkıf veya vâsıl olanlar azdır. Hey'et ve