Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

âsi (Tasavvuf Sözlüğü)

Dili ve kalbi olmayan adam, câhil, gururlu ve âsi kimsedir. Allah ona aldırmaz. Onda hayır yoktur. Allah kendilerini rahmetiyle kuşatıp kalblerini kendisine imânla a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hidayet/" hidâyete /a …

Dili ve kalbi olmayan adam, câhil, gururlu ve âsi kimsedir. Allah ona aldırmaz. Onda hayır yoktur. Allah kendilerini rahmetiyle kuşatıp kalblerini kendisine imânla a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hidayet/" hidâyete /a erdirerek bedenlerini tâatla hareket ettirmedikçe, o ve benzerleri, hiçbir değeri olmayan çerçöp gibidir. Onlar gibi olmaktan sakın! Onlara aldırma! Onlarla oturup kalkma! Onlar azab ehlidir. (Fütüh, 74

asl-fer Asıl, kendisine ilâve yapılabilen şeydir. Asılların aslı hidâyettir... ...Fer , asıldan arta kalandır. Fer'den artana da asıl denir. (Lüma', 433

Asıl fer'ini kılar sâbit

fer' aslı değil

Bil ki aslın da aslı kendine ait değil

Takdir et aslı kendinin olmayanı

Fer'i bilebiliriz

asla reddetmez akıl

Nasıl ki biliriz Allah'ı kendi bilgimizle

naklin bize öğrettiği gibi

öylece görür hamdimi a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mutlak/" mutlak /a

Ne cinsi kendisinin ne de faslı aslın

Hakk seslenir bana Kur'ân diliyle:

Hiçbir yapanın yaptığı kendine ait değil