Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

ayne'l-yakin (Tasavvuf Sözlüğü)

ilim a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sahib/" sâhibi /a olanlara; a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hakka-l-yakin/" hakka'l-yakin /a ise mârifet sâhibi olanlara mahsüstur. (Kuşeyri, 47 Sıhhati hakkında yakin bulunmayan ilim, ilim …

ilim a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sahib/" sâhibi /a olanlara; a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hakka-l-yakin/" hakka'l-yakin /a ise mârifet sâhibi olanlara mahsüstur. (Kuşeyri, 47

Sıhhati hakkında yakin bulunmayan ilim, ilim değildir. İlim hasıl olunca ondaki gaybet, gözle görülür gibi olur. Çünkü a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mu-min/" mü'minler /a bugün Allah'ı hangi sıfatla tanıyorlarsa, yarın onu aynı sıfatla göreceklerdir. Buna muhâlif bir şekilde görmeleri, yarınki görüşlerinin sıhhatli olmaması veya bugünkü bilgilerinin doğru olmaması birdir. Bunların her ikisi de a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tevhid/" tevhid /a konusundaki muhâlefetin iki ayrı yönüdür. Çünkü a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/halkin/" halkın /a bugün O'nun hakkındaki bilgisi sıhhatlidir. Yarın O'nu âhirette görmeleri de sahihtir. Şimdi ilme'l-yakin a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ayne-l-yakin/" ayne'l-yakin /a gibidir. Hakka'l-yakin de ilme'l-yakin gibidir. İlmin a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ru-yet/" rü'yette /a kaybolup gideceğini söyleyenlerin görüşü geçersizdir. Çünkü rü'yet, ilmin elde edilebilmesi için bir âlettir. Tıpkı işitmek, dinlemek ve benzeri duyular gibi. İlmin kulakta kaybolması imkânsız olduğu müddetçe, gözde kaybolması da imkânsızdır

Süfilerin buradaki ilmü'l-yakinden murâdları ilahi emirlerin hükümleri ve dünyevi muâmeleler hakkındaki ilimdir. Ayne'l-yakinden maksadları a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/dunya/" dünyâdan /a ayrılma vaktinde can çekişme hâline dâir olan ilimdir. Hakka'l-yakinden maksadları cennetteki rü'yetin keşfi ve oradaki hâllerin keyfiyetini gözle görme hakkındaki ilimdir. İlme'l-yakin, ulemânın istikamet hükmüyle (şeriata dâir) işlerin hükümleri üzerindedir. Ayne'l-yakin, ölüm için hazırlıklı olmaları hükmüyle âriflerin makamıdır. Hakke'l-yakin tüm varlıklardan yüz çevirme hükmüyle dostların fenâ mahallidir. (Hücvîrî, 464

Allah Teâlâ buyurmuştur ki: Yakin sâhibleri için yeryüzünde âyetler vardır. Yakin, bu yola giren kişinin bineği, avâm derecelerinin sonudur. Havâssın da ilk adımı olduğu söylenmiştir

Yakinin üç derecesi vardır. Birinci derecesi ilme'l-yakin olup Hakk'dan zuhür eden ve Hakk hakkında gaib olan her şeyi kabül etmek, Hakk ile kaim olan her şeye vâkıf olmaktır

İkinci derecesi ayne'l-yakin olup, istidrâk (gizli husüsları açığa çıkarma) yoluyla