Meleküt aleminde Azim diye çağrılan kimse
Allah'ı ve O'nun âyetlerini bilen kimsedir. Allah o kimsenin kalbine ilminin inceliklerini emanet etmiş, onu başkalarından gizlediği sırlarına muttali kılmış, onu tercih edip seçmiş, onu kendisine cezbetiniş, onu inceltimmiş, kendine yakınlık kapısına onu iletmiş, bu sır ve ilimleri kabül etmesi için göğsüne genişlik vermiş, peygamberlerine bedel olarak onu bir mütehassıs, kulları için bir davetçi, onları korkutucu, onlara hüccet, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hidayet/" hidâyet /a sunan, hidâyete erdiren, şefâat eden, şefâat dileyen, sâdık ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/siddik/" sıddik /a kılmıştır. (Fütüh, 77
Sözlüklerde şerâhim ve bathami kelimelerinin karşılığı bulunamamıştır. Ancak yapılan incelemelerde, Hind doktrinlerinde, bhütagena (varlıklar), bhütâtmân (temel nefs, temel zât), bhüthâni (hava, ateş, su, toprak ve bunların çıktığı ilk esir ya da cevherden ibâret olan beş unsur) , shrâmana ve s/ıramana (kutsal yolcu) gibi kavramlar bulunduğu görülmektedir. Hindistan'a yolculuklar yaptığı bilinen Hallâc'ın bu kavramlardan haberdâr olduğu anlaşılmaktadır
Burada İblis'le ilgili olumsuz bir tavrın anlatıldığı dikkate alındığında, şerâhim kelimesiyle hayat yolu ve aşamaları anlamındaki shrâmana kavramını; bathami kelimesiyle de nefs anlamındaki bhütâtmân veya maddi unsurlar anlamına gelen bhütâni kavramını kasd a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tigi/" ettiği /a tahmin edilebilir. Bundan dolayı, şerâhim kelimesini hayat tarzları , bathami kelimesini de nefsâni veya maddi olarak tercüme etmenin uygun olduğu kanaatine varılmıştır. O dönemlerde Hind kültürüyle beslenen inanç akımlarının zındıklık olarak nitelenmesi dikkate alınarak, brahmanca mânâsına gelen berhemi kavramının da zındıkça şeklinde açıklanması uygun görülmüştür. Bilgi için bk. Ananda Coomaras amy, Hinduizm ve Budizm, trc. İsmail Taşpınar, Kaknüs Yayınları, İstanbul 2000, 28-30, 60-61, 66. (ed. notu
bâ' bâ Bâ, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/vucudun/" vücüdun /a (varlığın) ikinci mertebesi olan mümkün mevcüdların ilkine a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/isaret/" işârettir /a . (Kâşânî, 35, Câmi’, 78
bâ'-yı bismillâh/bâ min bismillâh ( âl geli ya si
Şibli'ye Besmelenin bâ'sında ne tür işâretler vardır? diye sordular, oda şu cevâbı verdi: Rühlâr, cesedler ve hareketler, kendi zâtlarıyla değil, Allâh ile kaimdir mânâsı vardır. (Luma , 124
