Bâb-ı a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ebvab/" ebvâb /a (kapılar kapısı) tevbe demektir. Çünkü Cenâb-ı Hakk'a yaklaşmak için kulun girdiği ilk kapı tevbedir. (Kâşânî 35; Câmi’, 78
(Ayrıca bk. a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tevbe-inabe-evbe/" tevbe-inâbe-evbe /a
bâdi/bevâdi ) Bâdi, belli vakitlerde kulun hâline göre, kalbine zuhür eden şeydir. Hakk'ın bâdisi zuhür a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tigi/" ettiği /a zaman Hakk'tan başkasına ait bâdileri yok eder. İbrâhim Havâssrh der ki: Kulun kalbinde Hakk'ın bâdisi belirdiğinde, diğer bütün bâdileri yok eder. (Lüma', 418
(Ayrıca bk. bevâdih-hücüm/hevâcim; levâ'ih-levâmi'-tavâli'-tavârık
bâdi bilâ bâdi Bâdi bilâ bâdi; bununla mârifet ehlinin kalblerinde zuhür eden hâller, nürlar ve zikirlerin a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/safasi/" safâsı /a kasd edilir. Bâdi dendiği zaman bunlara a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/isaret/" işâret /a edilir. Bilâ bâdi denilince bâdileri kalblere izhâr eden
Mübdi!'ye işâret edilir. (Luma , 439
(Ayrıca bk. bevâdih-hücüm/hevâcim; levâ'ih-levâmi's-tavâli'-tavârık
bâdih 144 bahr-ılücci
