Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

bazısı bizâtihi (Tasavvuf Sözlüğü)

yer işgal etmez. Fakat bu tebeiyyetle (başka bir varlığa uyarak veya dayanarak) olur. Bunlar kendi kendilerine varlıklarını devam cevher/cevâhir-'araz/a' râz ettiremezler, ancak başka bir varlığa hulül a href …

yer işgal etmez. Fakat bu tebeiyyetle (başka bir varlığa uyarak veya dayanarak) olur. Bunlar kendi kendilerine varlıklarını devam cevher/cevâhir-'araz/a' râz ettiremezler, ancak başka bir varlığa hulül a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/erek/" ederek /a devam ettirebilirler. Siyahlık, beyazlık vb. gibi arazlar bunlardandır

Bunlardan bazıları nisbi varlıklardır ki yukarıda söylediklerimizle arazlar arasında meydana gelirler. Meselâ eyne, keyfe, zaman, aded, miktar, izâfet, vaz' (vaziyet, durum, konum), en yef'ale (etken fiiller, etki), en a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/yenfe-ale/" yenfe'ale /a (edilgen filler, edilgi) gibi

Bu varlıklardan her biri, kendi içinde pek çok şeylere ayrılır ki, burada bunları zikretmeye gerek yoktur. Meselâ bunlardan eyne alt, üst gibi mekân; keyfe sağlık, hastalık ve diğer hâller gibi keyfiyet sıfatlarının sorularıdır. Zaman dün, bugün, yarın, gece, gündüz, saat ve kendisinden Ne zaman? diye sorabildiklerimizdir. Kemmiyyet ya da aded miktarlar, ölçüler, alan ölçüleri, söz ve şiir vezinleri gibi Ne kadar? sorusuna cevâb teşkil edenlerin tamamıdır. İzâfet baba, oğul, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sahib/" sâhib /a ; vaz ise diller ve hükümler gibi kurallardır. Boğazlamak demek olan en yef'ale