Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

ben Hü (Tasavvuf Sözlüğü)

olan benim. Ben O'yum. Ben O olan O'yum. hü hü/hüve hüve Sanki ben benim veya sanki ben Hü'yum (O'yum) ya da O benim. Ey zanneden! Eğer sen bensen bu beni şaşırtmaz. Sanma ki şu an ben benim! Sanma ki, ben ben olacağım! …

olan benim. Ben O'yum. Ben O olan O'yum.

hü hü/hüve hüve

Sanki ben benim veya sanki ben Hü'yum (O'yum) ya da O benim. Ey zanneden! Eğer sen bensen bu beni şaşırtmaz. Sanma ki şu an ben benim! Sanma ki, ben ben olacağım! Sanma ki ben ben oldum! (Sanki ben, ârifin bu cildi ya da bu hâlimden ibâretim. Eğer Sen bensen bunda sakınca yok, ama ben değilsin.) (Tavâsin, 194

Vücüdumdan sıyrıldığımda

şuhüd üzere O'yum ben

Benim varlığırndı O

şuhüdumun özüdür

Hü, Allah'ın a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mutlak/" mutlak /a gayb olan hüviyyetidir. (Kâşânî, 45; Câmi’, 104

(O), iki arazı olan bir cevher ve iki vasfı olan bir zâttır. Bu cevherin a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hakikat/" hakikati /a (hüviyeti) ilim ve kuvvetlerdir. Alim ve hakim (olan iki sıfat,) kuvvetlerin kanallarında dolaşır ve üçlü kuvvet şeklinde dışarı çıkar... (İnsân, I, 7

hü hü/hüve hüve Hakk'ın mahlükata teslim a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tigi/" ettiği /a şeydir. Çünkü o O'dur; ben O'yum. O, O'dur. (Tavâsin, 193

hubb (alâmât-ı hubb; alâmet-i hubbillah; ke's-i hubb; şarâb-ı hubb; taleb

İki sevgiyle seviyorum seni

Biri beni sana bağlayan sevgi

Sevilmeye lâyık olmanın sevgisi senin

Beni sana bağlayan sevgi a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/yuzunden/" yüzünden /a

Yalnız seni anarım başka kimseyi değil

Sevilmeye lâyık olmanın sevgisi ise

Görebilmem için seni

açmandır perdeleri

Yok bu sözde övünme

Zaten övünmüyorum

Her iki sevgide de övünmek

(Hanım süfilerden) Hayyüne'yi şöyle derken işittim: Allah'ı a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/seven-kimse/" seven kimse /a (O'nunla) ünsiyet kurar; (O'nunla) ünsiyet kuran (O'nun sevgisiyle) coşar; (O'nun sevgisiyle) coşan kimse (O'nu) özler; (O'nu) özleyen kimse çılgına döner; çılgına dönen kişiyle alay edilir; alaya muhâtab olan (O'na) vâsıl olur (ulaşır); (O'na) vâsıl