gibi karşılıklı olan isimlerindendir. Bu sebeble Allah Teâlâ'nın buyurduğu gibi İblis kınanmıştır: Rabb'in ona dedi ki: Ey İblis, iki elimle yarattığıma secde etmekten seni alıkoyan nedir? Büyüklük mü tasladın, yoksa yücelerden mi oldun?' Çünkü, Allah'ın esmâi (isimlerle alâkalı) mertebeleri vücüb ve imkân mertebelerinin toplandığı yerdir
Süfilerden biri şöyle demiştir: Yedân, vücüb ve imkân mertebesidir. Hakk olan ise, bundan daha umümi bir tekabüldür. Şu a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/halde/" hâlde /a fâile (etkin olan isimlere); Cemil ve Celil, Latif ve Kahhâr, Darr (zarar veren) ve Nâfi (fayda veren) gibi karşılıklıdır. Enis ve hâib , râci (recâ ya da ümid sâhibi) ve hâif (havf ya da korku sâhibi), müntefi (faydalanan) ve mutazarrır (zarar gören) gibi kabile olanlar da (etkin isimlerin fiillerinden etkilenen isimler de) karşılıklıdır. (Kâşânî, 66; Câmi’, 105
