üzerine nürlar yayılınca göz tüm görülebilenleri idrâk eder, Gözün idrâki, kendi nüruna, güneşin veya kandilin ve benzerlerinin ışığına bağlıdır
Basiret gözü de böyledir. Bunun gibi a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/basiret/" basiret /a gözünün perdesi hırslar, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sehvet/" şehvetler /a , (Allah'tan) başka şeyleri düşünme (dikkate alma, hesaba katma) ve benzeri şeylerdir. Bunlardan dolayı onunla a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/melekut/" meleküt /a , yani gayb âleminin arasına bir engel girer. İnsan kalb aynasına yöneldiği ve onu riyazât ve mücâhedât türleriyle cilaladığı zaman ondan bütün perdeler ortadan kalkar. Onun nüruyla gayb âlemine açılan nür birleşir. Böylece ehl-i meleküt peyderpey görünmeye başlar. Bu, hisler (duyular) dünyâsındaki güneş gibidir. Bunun yanında basiret gözünün nüru temyiz (ayırd etme) nüruyla birleşir ve ardından gayb bilgileri olduğu gibi açılır. (Tedbirât, 170
