kabül edince tefrika, bütün a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/yanin/" eşyânın /a Hakk ile olduğunu kabül edince cem hâlinde olur. Bütün bu a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/isaret/" işâretler /a şunu bildirir: Kevn (yaratılan şeyler) ayırır, Mükevvin (Yaratan) ise toplar. Şu a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/halde/" hâlde /a kim sadece Mükevvin'le olursa cem etmiş (toplamış), kim de yaratılanlara nazar ederse dağıtmış olur
Demek oluyor ki tefrika kulluk, cem ise a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tevhid/" tevhiddir /a . Kul kalbine bakarak tâatını ortaya koyduğu zaman tefrika, onları Allah'la var kabül a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tigi/" ettiği /a zaman da cem hâlinde olur. Fenâ makamına ulaşınca da cem'u'l-cem' hâline a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sahib/" sâhib /a olur. Şöyle de cem'-fark
denebilir: Sırf Hakk'ın fiilerini görmek tefrika, sıfatlarını görmek cem', Zât'ı görmek ise cem u'l-cem'dir. (Avârif, 308
Cem , kâinâtsız Hakk'a işârettir... ... Fark, Hakk'sız halka işâret olup, ayrıca kulluğun müşâhede a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ilmesi/" edilmesidir /a denilmiştir. ...Cenı'u'l-cem ise, Allah'ta tamamen yok olmaktır. (Istılâh, 532
Makanı-ı elif felif makamı) cem makamıdır; Allah'ın isimlerinden bir isim ve O'nun a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/kayyumiyyet/" kayyümiyyet /a sıfatlarından bir sıfat vardır. Mübdi, Bâis, Vâsi, Hâfız, Hâlık, Bâri, Musavvir, Vehhâb, Rezzâk, Fettâh, Bâsıt, Muizz, Muid, Râfi, Muhyi, Vâli, Câmi, Muğni ve Nâfi O'nun fiili isimlerindendir. Rabb, Zâhir, Vâhid, Evvel, Âhir, Samed, Gani, Rakib, Metin ve Hakk onun Zâti isimlerindendir. Hemze, lâm ve fâ lafzi harflerdendir. Zâ, mim, hâ (he), fâ, lâm ve hemze onun esaslarındandır. Bunların mertebeleri vardır. Bu mertebelerin zuhüru altıncı mertebededir. O'nun hâkimiyeti
