Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

cellinin altında tecelli-yi sıfât (Tasavvuf Sözlüğü)

onun altında da tecelli-yi ef'âl (fiillerin tecellisi) bulunur. Fakat bu tecellilerden zuhür eden şeyler İlâhi Hazret'ten (zuhür etmiş) olur. İlâhi Hazret'ten zuhür eden bu şeylerin tecellisine mazhar olmayan kişinin …

onun altında da tecelli-yi ef'âl (fiillerin tecellisi) bulunur. Fakat bu tecellilerden zuhür eden şeyler İlâhi Hazret'ten (zuhür etmiş) olur. İlâhi Hazret'ten zuhür eden bu şeylerin tecellisine mazhar olmayan kişinin kalbi Allah'tan gafildir, kendisi de Allah'a kurbiyyet (yakınlık) a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/halinden/" hâlinden /a uzaklaştırılmıştır. (Fiitühât, I, 137

Allah kullarından birine isimlerinden biriyle tecelli a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tigi/" ettiği /a zaman, o kul bu ısınin nüru altında mahvolur (o ismin istilâ ve hâkimiyeti altına girer). Hakk'a bu isimle her seslenişinde bu ismin üzerinde vâki olmasından dolayı, sana o kul cevâb verir. İsimlerin tecellisinin müşâhede edildiği ilk makam, Allah'ın kuluna Mevcüd ismiyle tecelli etmesidir. Böylece o isim o kula isim olur, ondan daha yüce olan tecellisi Vâhid ismiyle tecelli etmesidir

Bundan daha yüce tecellisi ise, Allah ismiyle tecelli etmesidir. Bu tecellide kul