Cennet-i Zât, Ahadi Cemâl'in müşâhedesidir. O, rühun cennetidir. (Kâşânî, 41; Câmi’, 80
cer'â'/zevrâ' )) / sie
Uzağı isteseler önlerinde
Yönelseler sert kumlara
Konup konakladıkları yerde kuş
Obalarındadır yavruları
Zevrâ fuzak) ile kasd ettikleri kutub mertebesidir. Doğru ve meşrü tarafa meylettiği için zevrâya böyle denmiştir. Önleri... , yani ameliyle değil, düşüncesiyle ve kalbiyle onların önündeydi. Zira onlardan âcizdir. Âcizin ise temenniden başka yapabileceği bir şey yoktur. Cer'â fsert kumlar) , mücâhede makamlarıdır, acıları yutmaktır. Zira o, perdelerden sülük etmektir
Enâhâ (kalsalar), yani kalmaya devam ediyor, zira bu zorlukları taşımaya gücü yetmedi. Sonra sözüyle cer'âyı kasd ediyor. Yani maksadına nail olmak için zorluk ve mücâhede makamlarında kalmaya devam ediyor. Şöyle diyor: Düşünceler ancak aslın hükmüne uygun yerlere yönelmiştir. Ârif ise, ebedi olarak ilâhi isimleri keşfetmeyi gerçekleştirmeye meyillidir. (Tercümân, 180
(Ayrıca bk. makâm/makâmât
