Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

da'vâ (Tasavvuf Sözlüğü)

Dâvâ (iddiâ), nefsin kendisine ait olmayan bir şeyi kendisine izâfe etmesidir. Sehl Abdullah (Tüsteri) şöyle der: Kul ile Allah arasındaki en büyük engel dâvâdır fiddiâ a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sahib/" sâhibi /a …

Dâvâ (iddiâ), nefsin kendisine ait olmayan bir şeyi kendisine izâfe etmesidir. Sehl Abdullah (Tüsteri) şöyle der: Kul ile Allah arasındaki en büyük engel dâvâdır fiddiâ a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sahib/" sâhibi /a olmaktır). (Lüma', 428

İnsana hârikulâde bir fiil zâhir olduğunda bu, ya bir iddiğya yakın olur ya da olmaz. Birinci kısım iddiâyla birlikte olmasıdır. Bu iddiâ da ya ilâhi bir iddiâ ya peygamberlik ya velâyet veyahut sihir iddiâsı ve şeytana itâattir. (Nebhâni, I, 7) debür 442 ) Debür, nefsin hevâ ve istilâsına çağıran bir güçtür. Nürun batısı olan cismâni tabiatı yönünden geldiği için batı tarafından esen debür rüzgârına benzetilmiştir. Bunun zıddı kabiildür. Kabül doğu tarafından esen sabâ rüzgârıdır. O, rüha ve onun istilâsına çağıran bir güçtür. Bu sebeble Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: Bana sabâ ile yardım olundu. Ad (kavmi) ise debür ile helak olmuştur (Müsned, I, 223) (Kâşânî, 44; Câmi’, 83