Onun kalbde iki gözü vardır. Biri a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/basiret/" basiret /a gözüdür ki bu ilm-i yakindir, diğeri ise ayn-i yakindir. Basiret gözü, Hakk ile a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hidayet/" hidâyet /a eden, yakin gözü ise O'na hidâyet eden nürla bakar (Biri eşyâya O'nun hidâyetiyle bakmayı, diğeri ise eşyâyı görmeden doğrudan doğruya O'na yönelmeyi sağlar). (Tedbirât, 221
Gözleriniz O'nu (Allah'ı), -size çok uzak olduğu için - olduğu gibi göremedi. Bunun için siz O'nu olduğunuz gibi idrâk ettiniz. Oysa sizin idrâk ettiğiniz, kendinizden başkası değildir. Bu husüsta söylenecek söz şudur: O'nun tecellisi, sizin kendinizi idrâk etmenizin sebebidir. Çünkü siz bu tecelliden önce yokluğun karanlığına gömülmüştünüz. Yalnız bu adem (yokluk) sizinle ilgili olup, Hakk'a a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/nisbet/" nisbet /a edilemez. Ne zaman ki göklerin ve yerin nüru olan Allah size tecelli etti, işte o zaman bu zulmet ortadan kayboldu, siz de, kendinizi O Ezeli Olan'ın a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ilminde/" ilminde /a olduğu gibi fark edip, gördünüz
İşte bu görüş, sizin hârici vücüdunuzun tecellisidir. Hârici a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/vucudun/" vücüdun /a bundan başka mânâsı yoktur. Bizim bu Hak, siz onun ilminde varken tecelli etti ve siz de onu gördünüz, yoksa tecellinin kendisini değil. sözümüzü inkâr etmeyin. Rü'yet, aklen, şer'an ve keşfen mümkündür. Çünkü a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ru-yet/" rü'yet /a şübhesiz âhirette gerçekleşecektir. Çünkü Kur'ân, Allah Teâlâ'nın dağa tecelli ettiğine tanıklık ediyor. Kitâb ve Sünnet'te rü'yeti kabül etmeye engel olacak hiçbir şey yoktur. (Esfâr, 10
Allah, eşyâyı ancak a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mutlak/" mutlak /a ademde (yoklukta) olduğu a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/halde/" hâlde /a bilir. Bilesin ki, O'ndan başkası O'nun bildiği gibi bilemez. O'ndan başkası eşyâyı mevcüd ve kesin olan Hakk'ın bilgisiyle bilir. Allah'tan başkası bilgilerini sadece mevcüddan (varlıktan) elde edebilir (yani var olan şeyleri bilebilir). Hakk ise bilgilerini hem mutlak ademden ve hem de vücuddan alır. Bilakis iyice araştırdığında Hakk'ın, bilgilerini sadece kendi Zât'ından aldığını görürsün. Zira Zât ölü
