Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

durmadan iftikar (Tasavvuf Sözlüğü)

a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/firar/" firâr /a (Allah'a kaçıp sığınma) ve nefsten kendisine isâbet eden her daveti sıkı sıkıya inceleme gibi ameller yardımıyla sürekli hareket hâlinde olmaktır. Bu mânâya vâkıf olabilen …

a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/firar/" firâr /a (Allah'a kaçıp sığınma) ve nefsten kendisine isâbet eden her daveti sıkı sıkıya inceleme gibi ameller yardımıyla sürekli hareket hâlinde olmaktır. Bu mânâya vâkıf olabilen kişi, işâretlerde yer alan bütün dağınık mânâları, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tasavvuf/" tasavvufun /a mânâsı içerisinde (derli toplu bir bütün olarak) bulmuş olur

Tasavvuf, halka karşı a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ahlak/" ahlâklı /a , Hakk'a karşı sâdık olmaktır

Tasavvuf, zâhirde ve bâtında şeriatın edeblerine devam etmektir. Bunlar da ilâhi ahlâktır. Denilmiştir ki: Mekârim-i ahlâkı gerçekleştirmek, süfli ahlâktan sıyrılmakla aynı mânâya gelir. (Istılâh, 541

Allah seni saflaştırsın! Tasavvufun durumu acâib, şânı garib, sırrı latiftir. İnâyet sâhiblerinden ve sadakat yolunda yürüyenlerden başka hiç kimseye a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ihsan/" ihsân /a edilmez. Onun ikrar ve inkâr perdeleriyle a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ortulen/" örtülen /a işleri ve sırları vardır. (Tedbirât, 112

Tasavvuf ilâhi ahlâkla ahlâklanmaktır. (Kâşânî, 156; Câmi’, 79

Tasavvuf, kalbin Allah için tecridi, Allah'tan başka her şeyin küçük görülmesi, yani O'nun azametine izâfe a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ilmesi/" edilmesidir /a . (Buğye, 15

Tasavvuf, zâhirde ve bâtında şeriatın edeblerine devam etmektir. Bunların zâhirdeki hükmü bâtında, bâtındaki hükmü de zâhirde görülür. Bu iki hükümden de kendisinden başka hiçbir a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/kemal/" kemâlin /a bulunamayacağı kemâl hâsıl olur. (Buğye, 15

Tasavvuf, ilâhi ahlâkla ahlâklanmadır. Tasavvuf işi, onu bu yolla alan kişi için kolay bir iştir. Bu kişi, nefsi lehine hükümler çıkararak bu yolda Hakk ölçüsünün dışına taşmaz. (Buğye, 16

Tasavvuf safâ dan gelir, bu köktendir. Lafzında kalb (harf değişmesi) vardır. Kelimenin aslının sonunda vâv harfi vardır, ancak vâv fâ'dan önce gelmiştir. Çünkü a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mucerred/" mücerred /a masdarının aslı safo'dır. Süfinin süfi olarak adlandırılrnası, sırlarının