Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

eden (Tasavvuf Sözlüğü)

sıfattır. (Luma , 441; Istılâh, 536 Tasavvuf ehline göre vesmi ve resm; ezelde cereyan a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tigi/" ettiği /a gibi ebedde de cereyan eden iki sıfattır. Burada ezel den maksadları, Allah'ın ilmidir, …

sıfattır. (Luma , 441; Istılâh, 536

Tasavvuf ehline göre vesmi ve resm; ezelde cereyan a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tigi/" ettiği /a gibi ebedde de cereyan eden iki sıfattır. Burada ezel den maksadları, Allah'ın ilmidir, yoksa o iki sıfatın a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mucerred/" mücerred /a olarak ezeldeki hâli değildir. O iki sıfata bu şekilde a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/isaret/" işâret /a edilmiştir. Vesm?; iz , işâret demektir. Bu mânâsıyla o, kulun üzerinde ya da içerisinde, üçü u

onun vusül ve tahkik ehlinden olduğunu gösteren ilâhi bir alâmet mânâsına gelir

Resm ise; Hakk'ın, kul üzerinde açıkça görünmesidir. Bu, iddiâ ettiği makamdaki a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/halinden/" hâlinden /a geri dönüşü esnâsında olur. Üzerinde meydana gelen bu açık alâmet, onun iddiâsını tasdik eder. (Fütühât, II, 497

Resm, O'nun yaratması ve sıfatlarıdır. Çünkü, rusüm (resimler, şekiller) izlerdir. Allah dışında her şey, O'nun fiillerinin izleridir. Bundan dolayıdır ki Resm; ezelde cereyan ettiği şekliyle ebedde de cereyan eden bir sıfattır diyenler, yaratıkların ve bütün sıfatlarının Allah'ın kudretiyle olmasını kasd etmişlerdir. (Kâşânî, 150; Câmi’, 84