Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

evliyâ'i'r-Rahmâni ve evliyâ'i'ş-şeytân (Tasavvuf Sözlüğü)

adlı eseri de, tasavvuftaki velâyet anlayışında karşılaşılan bazı görüşlere karşı tenkitler ihtivâ eder İhvân-ı Safâ: Abbasi Devleti'nin son zamanlarında IV./ . yüzyılda Basra'da ortaya çıkmış bulunan felsefi bir …

adlı eseri de, tasavvuftaki velâyet anlayışında karşılaşılan bazı görüşlere karşı tenkitler ihtivâ eder

İhvân-ı Safâ: Abbasi Devleti'nin son zamanlarında IV./ . yüzyılda Basra'da ortaya çıkmış bulunan felsefi bir akımdır. İsimleri hakkında bazı bilgiler verilmekle beraber, topluluğun kurucuları hakkında ayrıntılı bilgi yoktur. Topluluğun sadece felsefi değil, aynı zamanda dini, siyâsi ve ilmi gayeler de gütmüş olduğu anlaşılmaktadır. Görüşleri Resâ'ilü İhvâni's-Safâ (İhvân) adlı eserde toplanmıştır. İmâm Rabbâni: Ebu'l-Berekât Ahmed Abdülehad Zeynelâbidin el-Fârüki esSirhindi; 971/1564 yılında Pencab'daki Sirhind şehrinde doğmuştur. İlk eğitimini, bir kadiri ve çişti şeyhi olan babasından almıştır. Hadis, tefsir ve akli ilimleri öğrendikten sonra, bir kübrevi şeyhi olan Yâkub Keşmiri'ye intisap etmiştir. Bu arada Ta'arruf, Avârif ve Fusüs gibi pek çok a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tasavvuf/" tasavvuf /a klasiğini okumuştur. Daha sonra nakşibendi şeyhi Muhammed Bâkibillah ile karşılaşmış ve ona intisap etmiştir. Meşhur eseri olan Mektübât'ını oluşturan ilk mektuplaşmalarını şeyhiyle gerçekleştirmiştir

Bu mektupla eğitim neticesinde şeyhinin en mühim a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/halife/" halifesi /a durumuna gelmiştir. Bâbür hükümdarı Cihangir'in, kendisini siyâsi sebeplerle tutuklatıması, onu önce zindanda, sonra bir süre sarayda irşâd faaliyetlerine sevk etmiştir. İmam Rabbâni, bilhassa Cihangir'den önce hükümdarlık yapan Ekber Şah zamanından itibaren İslâm karşısında Hind dinlerine aşırı müsâmahakâr davranan Bâbür rejimiyle ters düşmüştür. İmam Rabbâni 1034/1624 yılında Sirhind'de vefat etiniş ve bu şehre defnedilmiştir

İmam Rabbâni'nin, karşı rejimin tuzağına düşmemek için vahdet-i vücüd anlayışına karşı, vahdet-i şuhüdu, sekre karşı sahvı savunduğu ve şer'i kaidelerden taviz vermeye yanaşmadığı anlaşılmaktadır. O, şeriata karşı bir tasavvuf anlayışını değil, şeriat sınırları içinde bir tasavvuf anlayışını benimsemeyi tercih etıniştir. Çeşitli kişilere yazdığı mektuplardan oluşan Mektübât-ı Rabbâni (Mektübât) adlı eseri de bunu göstermektedir

Müellifler Hakkında Bilgi

Kâşânî: Kemâleddin Abdürrezzak Ebi'l-Ganâim Muhammed el-Kâşânî; İran'da Kum ve Isfahan arasında bulunan Kâşân beldesinde doğmuştur. Bu beldenin adı Kâş, Kâsân, Kâsân gibi farklı şekillerde telaffuz edildiğinden, Kâşânî'nin nisbesine de farklı yerlerde farklı şekillerde tesâdüf edilebilmektedir. İyi bir eğitim almış bulunan Kâşânî'nin tarikat silsilesi, Avârif müellifi Sühreverdi'ye ulaşmaktadır. Vefat tarihi olarak 730/1330 ve 736/1335 tarihleri verilmektedir. İbn Arabi'nin görüşlerinin yayılmasında, Sadreddin Konevi'nin talebesi mevkiindeki Kâşânî'nin mühim hizmetleri olmuştur. İbn Arabi'nin anlaşılabilmesi için Kâşânî'ye başvurulması, onun bu husustaki ehliyetini göstermektedir. İbn Arabi'nin Fusüs'unu ve Herevit'nin Menâzil'ini şerh etmiştir. Te'vilâtü'l-Kur'ân adlı eseri de İbn Arabi'nin geliştirdiği kavramlara dayalı bir tefsirdir. Istılahâtü's- a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sufiyye/" süfiyye /a (Kâşânî) adlı eserinde tasavvuf terimleri ele alınmıştır

Kelâbâzi: Ebü Bekr Tâcülislâm Muhammed Ebü İshak İbrâhim Yâkub elBuhâri el-Kelâbâzi (Kelâbâzi yerine Gülâbâdi şeklinde de telaffuz edilmektedir); fıkıh ve hadis tahsil etmiş, tasavvuf yoluna, Hallâc'ın talebesinden Fâris İsâ'ya intisapla girmiştir. 380/990 yılında Buhârâ'da vefat etmiştir