Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

fehm (Tasavvuf Sözlüğü)

Nazm ve nizâm çölünü geç, mest olanlarla birlikte sen de mest ol, özü kavra ki dağlar ve tepeler arasında, fehm (kavrayış) dağlarında, selâm tepelerinde uçabilesinn. O zaman görmen gerekeni görür, Mescid-i Harâm'dan …

Nazm ve nizâm çölünü geç, mest olanlarla birlikte sen de mest ol, özü kavra ki dağlar ve tepeler arasında, fehm (kavrayış) dağlarında, selâm tepelerinde uçabilesinn. O zaman görmen gerekeni görür, Mescid-i Harâm'dan uzanan (keskin) sâm kılıcı hâline gelirsin. (Tavâsin, 201

Fıkıh ve fehm eş anlamı olan iki isimdir. Nitekim Arablar Fehimtü fanladım) anlamında Fakılıtü derler. Allah kendi katından ilim ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hikmet/" hikmeti /a (kısmen) anlamayı lütfetti ve anlayışları kazâ ve hükümlerin üzerine çıkardı. (Küt, I, 153

Anlayış seni Allah'a döndürür, seni O'na teşvik eder ve tevekkül ettirir. Çünkü Allah tarafından anlayış, sana içindeki a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ubudiyyet/" ubüdiyyet /a sırrını açar. (Tenvir, 5) a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/fehvaniyyet/" fehvâniyyet /a 241