Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

fer'i olan günâhlardan (Tasavvuf Sözlüğü)

Takvâ, kişinin, dinine zarar vermesinden korktuğu her şeyden kaçınmasıdır. Hummaya tutulmuş bir hastaya, yemek, içmek gibi bedenine zarar verebilecek şeylerden kaçındığı zaman İttika ediyor denir Din işinde kendisinden …

Takvâ, kişinin, dinine zarar vermesinden korktuğu her şeyden kaçınmasıdır. Hummaya tutulmuş bir hastaya, yemek, içmek gibi bedenine zarar verebilecek şeylerden kaçındığı zaman İttika ediyor denir

Din işinde kendisinden korkulan zarar iki türlüdür: Sırf haram ve mübâhlar. Çünkü mübâhlarla meşgul olmak ve kendini onlara iyice kaptırmak kişiyi harama 1000 takvâ/takvallah

çekebilir. Bunun sebebi, nefsin hırslı olması ve aşırıya kaçması; hevânın azgınlığı ve isyânıdır. Din işinde zarardan emin olmak isteyen kimse tehlikeden kaçınır ve sırf harama düşmekten korkarak mübâhlardan da çekinir

Takvânın tam târifi, kalbi, henüz benzerini işlememiş olduğun şerden (kötülüklerden) temizlemendir. Bu da terk etmeye azınetmeyi sağlayacak bir kuvvetle (mümkün) olur. Nihâyetinde takvâ, seninle şerrin tamamı arasında bir kalkan olur. (Miınhâc, 27

Tevhid kalbdedir, zühd kalbdedir, takvâ kalbdedir, mârifet kalbdedir, Hakk'ı bilmek kalbdedir, Hakk Teâlâ'ya a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mehabbet/" mehabbet /a (O'nu sevmek) kalbdedir, O'na yaklaşmak kalbdedir. (Feth, 49

Takvâ, Allah'ın haram kıldığı şeyleri terk etmek ve farz kıldığı şeyleri yapmaktır. Bundan öte Allah'ın rızkı ne olabilir ki! İşte bu hayrın tâ kendisidir... ...Muhammed Hafifrh şöyle der: Takvâ, seni Allah'tan uzaklaştıran her şeyden uzaklaşmandır.

Kasım Kasım't Takvâ şeriatın edeblerini muhafaza etmektir demiştir

Süfyan Sevri de demiştir ki: Takvâ, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/dunya/" dünyâ /a ve âfetlerinden sakınmaktır.

Ebü Yezid (Bistârni)'? de Takvâ, tüm şübhelerden teverrüdur (verâ etmektir, sakınmaktır) demiştir. Yine o, Muttaki , konuştuğunda Allah için konuşan, sustuğunda Allah için susan, zikrettiğinde Allah'ı zikreden kimsedir demiştir

Fudayl İyâzrh da şöyle der: Kul, arkadaşlarının kendisinden emin olduğu gibi, düşmanı da kendisinden emin olmadıkça muttakilerden olamaz.

Sehl şöyle der: Muttaki, (güç ve kuvveti Allah'tan bilerek) güç ve kuvvetinden kurtulan kimsedir.

Denilmiştir ki: Takvâ, Allah'ın seni nehyettiği şeyde görmemesi; sana emrettiği şeyi de senden eksik etmemesidir. Yine Takvâ, Resülullah'a uymaktır denilmiştir

Şöyle de denilmiştir: Takvâ, kalbinle gafletlerden, nefsinle şehvetlerden, tabintınla